Ayıkken Hayat Zor isimli, çılgın atan şiirim.

Kalemim kınında
Umutlarım yarında
İçerken sorun yok da
Ayıkken hayat zor

Varış bilinmez sona
Adadım desen ömrü ona
İnanılır mı lan sana
Ayıkken hayat zor

Severim birayı soğuk
Bazı mekanlar fazla boğuk
Alkolde yaptım doruk
Ayıkken hayat zor

Tanımadığim ortamda içmem
Her gel diyene gitmem
Türkan Şoray kuralı mı bilmem
Ayıkken hayat zor

Çok içmenin derdi bu ya
İşerken sorun yok da
Git gel yordu helaya
Ayıkken hayat zor

Evdekiler der bu çocuk sapıttı
Ama bilirler var bir yaşadığı
Gurur duysunlar burada yapıtları
Ayıkken hayat zor

Kıyamam hiç anama
Sadakatim sonsuz babama
Her zaman güvenin bana
Ayıkken hayat zor

Lan Kems bunun adı
Bozuk para gibi harcar adamı
Güldürmeyi çok sever etrafı
Ayıkken hayat zor

Kems bilinmeyen kahraman
Hayat bana pek yaman
Severim yaşadığım her an
Ayıkken hayat zor

Yarına Umut Bağlayanlar Serisi: Adil Merhamet

 Severek yaşayıp, yaşamayı seviyorsam.Dünyanın o tarafını, yaşadığım hayatın yerine koyuyorsam.Üçten dörde geçmeyi adet edindiysem nedeni sadece adalet ve merhametin iyi anlaşamamasıdır.Dişe diş, kana kan; bu böyle yaşadıkça devam eder.Merhametsizce hareket edip, sonuçlarında korkup merhamet dilenmek… Sonra yukarıya isyan etmek, adaleti sorgulamak.

 Hayat adil olduğu için merhamet görmedin. Merhamet görseydin adaletli olmazdı. Buna içilir…

 Savaş, hayatta kal. Yine de iyilik yapmaya devam et.Bu yüzden bütün atalar iyiliği, merhameti öğütler.Tersinde adalet insana iyi davranmaz.Bu zinciri iyilikle kır, adalete ihtiyaç duyan birilerini bırakma arkanda.Sonra o duruma düşme.İtalyan Vandetta’sı gibi yaşamak zorunda kalma.Kendini bu şekilde koru.

 Her sabah uyandığında bana gülümseyen o bayanı, hayatımın diş izini bulana kadar; içip, düşünmeye devam. Yoksa işin içinden çıkamıyorum.Hayat, sürekli hayatta kalmaya çalışarak devam etmiyor.Arada yaşamak lazım, hissetmek lazım.

İyi geceler…

Yarına Umut Bağlayanlar Serisi: Kems ve Cesar

 Biliyorlar, bizi gerçekten biliyorlar.Daha fazla saklanamayız, kaçmalıyız.Beni korkutuyorlar, bize değer vermiyorlar.Bizi istemedikleri gözlerinden belli, bir insan bunu hak etmek için ne yapmış olabilir ? Ne yaptın onlara ? Ben masum olduğumu biliyorum.Ama sana ne zaman güvensem kaçmak zorunda kaldım.Düzelmeyi düşünüyor musun ? Yoksa kontrolü elime almak zorunda mıyım ?

 Kes ! Ben olmasam bunların hiçbirisini göremezdin.Hayat burada güzel, dünyanın o halini kimse merak etmiyor.Yalnızsın sen, kabul et bunu artık.O yaşadığın dünyada kendinden başkasına yer yok.Bana bile yer yok orada ! Alkol almayı ben de seviyorum ama, eğlenmiyorsam ne gerek var ? Unut bunu, senin kontrolün diye bir şey söz konusu değil.Benim kurallarımla oynamaya devam ediyoruz.

 Hayır, bitti.Artık sen diye bir şey olmayacak burada.Kimsenin beni merak etmesine ihtiyacım yok, sahte arkadaşların orada kalsın.Gerçek dostlarımızın kim olduklarını gayet iyi biliyorsun.Senin özentiliklerine katlanmak zorunda değilim.Emin ol senden daha güçlüyüm.Sıra bende, senin kurallarına yer yok artık.Sen de mecbursun, benimlesin.

 Kes! Görelim bakalım ne kadar devam edebileceksin.

 Görelim bakalım…

 2013’ te bir tarih…

İyi geceler.

Yarına Umut Bağlayanlar Serisi: Tanınmayan Süper Kahramanlar

 Eski masamda yazı yazmak bana çok iyi gelir her zaman.Eski koltuk, güçlü kolonlar ve kaliteli müzik.Sonrası hep aynı; yıllardır aynı yazılar, yürüyen bir Kemal, inşa ettiği benliği sayesinde düşüşlerden kalkan bir beden.Ardında bıraktıklarını tatlı tatlı cümlelere işleyerek, hatıralarını saklayan.Yazılarını birer anı kasasına dönüştüren, en bilinmeyen süper kahraman.

 İç, iç, iç ve iç.Dünyanın en güzel halinde ayakta durmaya, eğer yapabilirsen yürümeye devam et.Bütün bunların arasında yalnızlığını ve düşüncelerini koru.Tam bir süper kahraman özelliği.Sonra Kemal neden böyle? Alfred’i olmayan bir Bruce Wayne, sadece zengin bir sosyopattır.O kadar kolay değil yani bir kahraman olmak.Şaka yapmıyorum, özünü kaybedip Venom’a boyun eğen Peter Parker’ı hatırlayın.Kendini kaybetme, çizgini bozma, rutine ve kurtarmaya devam et.

 Başka bir kahraman Jok’un dediği gibi; “ Ne yaparsan yap, kendin ol.Daha iyisini dene, ama farklı yoldan.” Bu bir oyun değil; üçten dörde geçtiysem ve üzerimde kırmızı veya beyaz bir şey varsa en tanınmayan süper kahramanım.Buradan tanınmayan diğer süper arkadaşlara sesleniyorum:

“Her şey yoluna varır, yeter ki hedefle oynamayın…“

İyi geceler.

Acaba bir daha bu kadar “evimde” hissedebilecek miyim ?

9 Eylül 2015

Born To Die – Lana Del Rey

Merhaba;

 Ölüme doğanların ev hissettiği yeri anlatan bir şarkı dinliyorum şu an.Kendimi anlatma derdini de boşverdim ama şu içimdeki yazma isteğini susturamıyorum.Yarını bile planlamadan geçen günlerim beni hepinizden daha mutlu biri yapıyor.Bu hali yaşamanın bile hayranıyım.Sağlıklıyım, farkındalığım arttı, batıni sevdaların karşısında en derindeyim.Çünkü ben yirmili yaşların başında; kendi yarınından korkmayan, tanınmayan bir süper kahramanım.Aksini ispat edemezsiniz, elinizde değil…

 Bir gün buradan giden bir uçakta olacağım.Hayallerime yaklaşmayla,evimden uzaklaşma arasında bir duygu halinde olacağım.Umarım o günü yaşarım da anlattığıma değer.İşte o gün, tekrar kulaklıklarımı takıp yüzümü gülen hale getireceğim.Bunları yaparken ardımda bu gün koyduğum hedefleri başarmış olmayı umuyorum.

 Belki de bu son seferim.Parçamın, bütününe ulaşmasına bir ömür kaldı belki.Ne kadar değerli olacağını hayal bile edemeyeceğim bir hayatı yaşıyorum belki de… Son seferim bu hayata, bu havaya.Acaba bir daha bu kadar “evimde” hissedebilecek miyim, bilemem bunu.Bu kadar güvende, sıcakta, ferahlıkta ve alkol sonrası halinde olabilecek miyim acaba… Sonra “Kemal, çok anı yaşıyor.Biliyorum güçlü ama kendine dikkat etsin.Kendini geliştirmeye çalışsın.” denir.Güldürme beni lütfen, yaşadıklarımın yarısı yüzünden bi’ taraflarını kesen acizler var etrafta.En güvenilir mutluluğu bulmanın, sizin hayatınızla bir ilişkisi yok.Yorum yapmak yerine bana ulaşın, benimle sohbet edin.Biraz kitap okuyun, yapmaya çalıştıklarımın üstadlarını inceleyin.Sonra telaş yapın benim için.

 Ne kadar kaçmak isteseniz de ölüme doğduk.Ölüme kadar yaşıyoruz, neyin derdi bu ? Size sapıtıp, kendinizi kaybedin demiyorum.Sakin olup yaşamaya devam edin sadece.Bilmediğimiz şeyler de var.

Bir sır daha var, çözdüklerimizden başka !  
Bir ışık daha var, ışıklardan başka.  
Hiç bir yaptığınla yetinme, geç öteye:  
Bir şey daha var bütün yapıtlardan başka.

SS&S

Kemal 🙂

Yarına Umut Bağlayanlar Serisi: Hayatın Verdiği Anahtarlar

 Herhangi bir yerde herhangi biri olmayı alışkanlık edeli çok oldu.Yokluğumda yok olmayan bir dünya, hayatına devam eden sevdiklerim.Hepsi bensiz aynı.Tek ihtiyacım olan ince belli bardakta bir çay.O da olmazsa, yağmayan bir hava.Beni hayatta herhangileştiren olgular…

 Yokluğunda yok olduğum kişileri birkaç sefer kaybettiğim için, herhangileşmeye korkum yok.Normal, hayat devam eder.Benim yok olduğum dünyada kim üzülür ? Bana ne lan ben zaten yokum… Bu kadar basit herhangi biri olmak, bu denli zevkli.

 Tarih beni yazmayacak sonuçta.Bir beklenti de yaratmadı bu hayat bana.Ama benim çöpe attığım ikinci kitabımdan sonra üçüncüye başlatan heves gibi olsun hayat.Beni yarı yolda bırakan, gururumu kıran bütün hikayelere inat yapsın bunu.Çünkü yaşım ilerliyor. Ve sana olduğumdan daha fazla ihtiyaç duyuyorum.

 Kemal ! Aksi iddia edilene kadar sarhoşum. İddia edildiği anda da içmeye başlar, açığı kapatırım.

İyi geceler.

Yarına Umut Bağlayanlar Serisi: Yüksek ve Eşsiz

 Ben hiç zemin görmedim, hayat tuttu beni.Hayatta olanları gören yaşamaya dört elle sarılır.Ve unutulmamalı ki; her hayatta olan yaşıyor sayılmaz.Yükselmenin ve düşmenin sonu olmaz, sonu olan sadece ömür.Onun da sonu güzel; veren müjdeliyor.

 Kalem kağıtla yazmaya alıştığımdan beri kalemim daha başka.Bu ne ilk ne son hayat, sahip olduğum… Biliyorum ki daha yolum var öze döndürülmeye… Şu hayattan aldıklarım beni muhteşem hissettirebilir.Bir aileye sahip olmak gibi.Çünkü başarılı oldukça eskisi kadar fazla strese girmezsin.Ama kendini bir halt zannetme, değilsin.İşin ucunda nefesi kesilebilen birisin.Her ne olursa olsun; bedenin yaşananlardan kurtulsa da, ruhun sürekli yaşananlarla.

Sadece yaşıyorum,

Evet sizin gibi hayattayım.

Ama ben sadece yaşıyorum.

Gökyüzü kadar yüksek,

Yeryüzü kadar eşsiz.

İyi geceler.

Yarına Umut Bağlayanlar Serisi: Hatırlamak için Unutmak Lazım.

 Kime anlattıysam nezaketen anladı beni.Büyüklendikçe böbürlenen insanların havasını indirmeyi, kendime yol edineli çok oldu.Ama özünü inkar edeni, ben ikaz ederim. Bu böyle devam eder, gider.Korkmayın ben hep mazlumun yanındayım.

 Hayatı hedef belirlemeyi bıraktığımdan beri yolumu kolaylaştırır sanmıştım.Yapmamayı bırakın, daha da zorlaştırdı.Onun sebebiyle benim bütün günüm leş, yarınsa meçhul.Okyanusu bilmeyen gemicilerin hocasıyım.Ustam da yoktu, yardım edenim de.Sadece soruları kendi içine sor diyen bir arkadaş ve benim testler sonucu paranoyak teşhisi konan zihnim.Bir insan yaratanına yaşamıyorsa, yalancıdır, düzenbazdır, işbirlikçidir.

 Bitti.

 Hayat böyle çünkü.Hayyam da öyle demiş.Geçtiği güzergahları yol belirleyen toylara verdiği mükemmel bir harita da var; Rubaiyat.

Nokta…

İyi geceler.

Yarınlara Umut Bağlayanlar Serisi: Ay Işığı

En uzakta da onun olduğunu bildiğin gün bitiyor sanmıştım bu oyun, bitmedi… Kendinden kaçamadığın gün “Tamaaam oyun bitti kemalcim hadi eve gidelim” diyen bir anaokul öğretmeni beklemedim değil şahsen.Son gülen ben olucam diye mi bu kadar bekletiyor bilmiyorum, ama cidden iyi bekletiyor.Yaşamaktan zihnen bir şikayetim yok, ama kalbim çoktan durmuş gibi hissediyorum bazen.Her çalan şarkıya yorgun bir sarhoş edasıyla “lütfen bu şarkıyı çalma” diye tepki gösteriyorum.Sanki hepsinin anısı varmış gibi…

Bencil bir insan da değilim.Ama “seni biliyorum ben” diyen insanların hepsi etrafımda olsun istiyorum.Herkes tamam onlar arasında, bir o yok.Yüzlerce sıfatın sahibi, zihnimdeki tüm fiillerin başrolü burada değil.Nerede olduğu konusunda da en ufak bir fikrim yok.

İçimde tutulan en siyah kötülükleri de sahiplendim.Ay ışığında hangi siyah güçlü kalabilmiş.

İyi geceler.