Yarına Umut Bağlayanlar Serisi: Beni Hatırlamayı Unutma

Vedaları sevmem.Sevdiğin birini bir daha o şekilde göremeyeceğini bilmek, bana asla kendimi iyi hissettirmez.Omuzlarım düşer, gözlerim yanmaya başlar ve midemi parçalayan o yumruğu yemiş gibi olurum.Ve dudaklarımdan dökemediğim gözyaşlarım çıkar.Beni hatırlamayı asla unutma, beni asla aklından çıkarma.Belki göremeyiz bir daha birbirimizi, ama hiç olmazsa bu anı unutma.Çünkü ben her anımı saklarım, zihnimi bu dünyadan uzaklaştırırken bana çok yardımcı olur.Kötü bile olsa o vedayı, gülümseyerek hatırlarım.Ördüğüm bu duvarların içinden direk gökyüzüne giden merdivenler gibi.Büyük çoğunluğunu bu sevimsiz vedaların oluşturduğu, hayatta tutan anılar…

Hayat eninde sonunda slayt gösterisi gibi.Başını yastığa koyduğunda, karşına gelen fotoğraflar.O ana ait hisler ve oradaki insanların bıraktıkları.Nefes alışın, tenini okşayan rüzgar, güneşin sıcaklığı ve insanların söyledikleri… Gittiğim her yer ve bildiğim her şey bu tanıma dahil.Gördüklerim ve hayalini kurduklarım bu yapının eseri.Sevmesem bile, sevdiklerimi benden alsa bile, son olana verdiğim değerin nedeni onlar…

Beni hatırlamayı unutan ve bunu bildiğim insanlar var.Bazıları gerçekten çok canımı yakıyor.Boşa geçmiş zaman ve çaldıkları duygular…

İyi geceler.

Yarına Umut Bağlayanlar Serisi: Mideme Uğramayan Kelebekler

Bu gece rüyamda ağladım.Sanırım uykumda da ağladım.Sadece rüyayla sınırlı gibi değildi.En son ne zaman ağladığımı hatırlamıyorum.Çok ufaktım ve nedeni de değecek gibi bir şey değildi.Ama bu sefer çok farklıydı.Çok içten ağladım ve uzun sürdü. Sabah nedenini bile hatırlamadığım bu ağlama için, bir kere daha üzüldüm.Kafam hiç yerinde değil, nedensizce dalıp gidiyorum.İlk bölümlerdeki Tony Soprano gibi, olmayacak şeylerden olmayacak manalar çıkarıyorum.“Bu ağaç neden çürümüş ? Ördekler nereye gitti? Xanax kullanmak istemiyorum.” Tam bir Tony Soprano tripleri.Rüyaları hayatıma tercih ediyorum.

Yalnız kalmaktan sıkılmaya başladım, ama birliktelik kurmaktan korkuyorum.Kendi çıkmazlarımda çelişiyorum.Elimden bir şey gelmiyor.Zaten anlaşamıyorum kimseyle.Üzerine gitmemek mantıklı geliyor yani.Sonuçta üzerine gitsem ne yapabilirim ? Ne kadar başarılı olabilirim ikili ilişkilerde ? Aksi ispat edilene kadar uzaktan sevebilirim.Çünkü şu hayatta yaptığım en iyi şey sevmek, ama o da ya uzaktan ya tam içinden.İhtimaller dahilinde hangisinin mantıklı olduğu ortada.Bana ben lazım, o da sizde yok.

İhtiyacım olan meleklerde.Alemi seyrettiğim yerdeki yalnızlığın çaresi olanlarda.Çünkü oradaki derdin devasını, yalnızca onlar getirebilir.Batıyorum… Git gide daha derine iniyorum ve maddi yalnızlık, maneviyatımı etkiliyor.Belki de görmüyorum.

Neyse işte bilmiyorum.

Yarınlara Umut Bağlayanlar Serisi: Legal Psikozun Harf Skalası

Tik tak, tik tak.

Ben bitmeyen sorunlarınım, tik tak.Almadığın antidepresanlar sonucu, en ufak şeyde baş ağrısı yapan saat sesiyim.Seni bu saat çalıştığı sürece uyanık görmek istemiyorum.Hadi uyku hapını aksatmazsın, onu al da yat tik tak.Ne kadar “karanlıkta müzik dinlesem geçer mi ?” diye düşünsen de buradayım tik tak !

Denemeye devam et bakalım eşek.Beni kafandan atman o kadar kolay mı sanıyorsun !? Ardındakileri, yaşadıklarını aklına getirmek beni çok yüksekte hissettiriyor tik tak.Bundan ne kadar zevk aldığımı bilsen benim için bırakırsın her şeyi.Sonra ver elini yedi katlı cehennem.Başın ağrıyor olabilir, sence bu umrumda mı ? Cevabı herkes biliyor, aksini iddia etmeye çalışma.

Hayatını Graceland’e yaklaştırmak istersin, farkındayım tik tak.Ama onlar sadece ekranda eşek, unut bunu.Sana eşek dememe kızmıyorsun di mi ? Kızıyorsan daha da demem… Bak bunu gerçekten yapabilirim, en azından o kadar samimiyetimiz var.Tik tak sesini kesemiyorum, doğamda var biliyorsun.Beni kırıp atmak sana zevk verebilir, ama sen böyle şeylerle ilgilenmezsin derin çocuk… Dünyayı yenmek sana dünyanı yok etmeyi getirmez.Seve seve yaşamak zorundasın, yoksa biliyorsun bende tik tak çok.Uyuduğunda yine beni unutup kalkacaksın biliyorum.Ama sakın sana iyi gelen şeyleri ihmal etmeyi falan düşünme.Yoksa biliyorsun, tik tak tik tak tik tak…