Yarına Umut Bağlayanlar Serisi: Mideme Uğramayan Kelebekler

Bu gece rüyamda ağladım.Sanırım uykumda da ağladım.Sadece rüyayla sınırlı gibi değildi.En son ne zaman ağladığımı hatırlamıyorum.Çok ufaktım ve nedeni de değecek gibi bir şey değildi.Ama bu sefer çok farklıydı.Çok içten ağladım ve uzun sürdü. Sabah nedenini bile hatırlamadığım bu ağlama için, bir kere daha üzüldüm.Kafam hiç yerinde değil, nedensizce dalıp gidiyorum.İlk bölümlerdeki Tony Soprano gibi, olmayacak şeylerden olmayacak manalar çıkarıyorum.“Bu ağaç neden çürümüş ? Ördekler nereye gitti? Xanax kullanmak istemiyorum.” Tam bir Tony Soprano tripleri.Rüyaları hayatıma tercih ediyorum.

Yalnız kalmaktan sıkılmaya başladım, ama birliktelik kurmaktan korkuyorum.Kendi çıkmazlarımda çelişiyorum.Elimden bir şey gelmiyor.Zaten anlaşamıyorum kimseyle.Üzerine gitmemek mantıklı geliyor yani.Sonuçta üzerine gitsem ne yapabilirim ? Ne kadar başarılı olabilirim ikili ilişkilerde ? Aksi ispat edilene kadar uzaktan sevebilirim.Çünkü şu hayatta yaptığım en iyi şey sevmek, ama o da ya uzaktan ya tam içinden.İhtimaller dahilinde hangisinin mantıklı olduğu ortada.Bana ben lazım, o da sizde yok.

İhtiyacım olan meleklerde.Alemi seyrettiğim yerdeki yalnızlığın çaresi olanlarda.Çünkü oradaki derdin devasını, yalnızca onlar getirebilir.Batıyorum… Git gide daha derine iniyorum ve maddi yalnızlık, maneviyatımı etkiliyor.Belki de görmüyorum.

Neyse işte bilmiyorum.

Yarınlara Umut Bağlayanlar Serisi: Legal Psikozun Harf Skalası

Tik tak, tik tak.

Ben bitmeyen sorunlarınım, tik tak.Almadığın antidepresanlar sonucu, en ufak şeyde baş ağrısı yapan saat sesiyim.Seni bu saat çalıştığı sürece uyanık görmek istemiyorum.Hadi uyku hapını aksatmazsın, onu al da yat tik tak.Ne kadar “karanlıkta müzik dinlesem geçer mi ?” diye düşünsen de buradayım tik tak !

Denemeye devam et bakalım eşek.Beni kafandan atman o kadar kolay mı sanıyorsun !? Ardındakileri, yaşadıklarını aklına getirmek beni çok yüksekte hissettiriyor tik tak.Bundan ne kadar zevk aldığımı bilsen benim için bırakırsın her şeyi.Sonra ver elini yedi katlı cehennem.Başın ağrıyor olabilir, sence bu umrumda mı ? Cevabı herkes biliyor, aksini iddia etmeye çalışma.

Hayatını Graceland’e yaklaştırmak istersin, farkındayım tik tak.Ama onlar sadece ekranda eşek, unut bunu.Sana eşek dememe kızmıyorsun di mi ? Kızıyorsan daha da demem… Bak bunu gerçekten yapabilirim, en azından o kadar samimiyetimiz var.Tik tak sesini kesemiyorum, doğamda var biliyorsun.Beni kırıp atmak sana zevk verebilir, ama sen böyle şeylerle ilgilenmezsin derin çocuk… Dünyayı yenmek sana dünyanı yok etmeyi getirmez.Seve seve yaşamak zorundasın, yoksa biliyorsun bende tik tak çok.Uyuduğunda yine beni unutup kalkacaksın biliyorum.Ama sakın sana iyi gelen şeyleri ihmal etmeyi falan düşünme.Yoksa biliyorsun, tik tak tik tak tik tak…

Yarına Umut Bağlayanlar Serisi: Mağlubiyet Sanatı

Mağlubiyetlerimi aynı köşeye koydum.Hepsi orada, hayatımın en şahsî yerinde.Yüzümü saklayan eski maskenin bana bakan yüzünde, gözlerimi kapatan şeffaf camın sağ ve sol yanlarında.Ne zaman gözümü açsam karşımda.Sürekli göz önünde ve dışarıya kapalı.Yüzüme en yakın bakan birinin bile dışardan görmesinin imkansız olduğu yerde.Benim ise baktığım her yerde, tanıdığım her yüzde. Yürüdüğüm yollarda, baktığım yerlerde ve en kötüsü de mutlu eden görüntülerle.

“Tarih sadece aptallar için tekerrür eder.” mağlubiyetlerimden bile daha başarılı öğretmen olan birinden, farkındalığımın arttırılması için söylenen bir söz.Farkında olur ve yaşadıklarından ders çıkarırsan, bir daha aynı duruma düşmezsin.Olduğun noktayı bilirsen, olmak istediğin noktaya olan uzaklığı da bilirsin.Gideceğin yolu bilmesen bile, aşağı yukarı ne kadar çabalaman gerektiğini hissedersin.Tabi bu herkes için iç açıcı olmayabilir.İnsanlar; olduğu yerlerdense, olduğunu iddia ettiği yerlerde anılmayı seviyor.Benim böyle bir gayretim yok.O yüzden bazen karamsarlığa kapılıyorum.

Bana bak ve ne gördüğünü söyle.Kimim ben senin için ? Ne olarak tanıyorsun beni ve ben gerçekten o kişi miyim ? Bazen gözlerimi kapattığımda cenneti görüyorum.Anlatılanlar gibi değil.Biraz daha şahsî ve sakin.Yarınlara umut bağlamaya değer yani.Mağlubiyetlerden kopmak için gözlerimi kapalı tutuyorum.Bazen güvende hissettirdiği oluyor.Belki de bu yüzdendir; benim dünyam daha yavaş dönüyor.