-ilk yazdığım yazının yengen vizesine takılması suretiyle ikinci yazımı yazıyorum-
Çok net sarhoş oldum.
Bu başlık altında onlarca daha iyi yazı yazmış olsam da, sanıyorum en samimisi bu olacak.
Derdine düştüğüm bir çok şeye değmeyeceğini biliyorum. Çünkü ömrüm boyunca, bahsedilenin her zaman ardındaki insan olmaya özen gösterdim. Yarınların içerisinde kendime umut bağlayacak herhangi bir şey bulacağımı biliyorum. Kendimden vermenin yüceliğine inanıyorum hikayemde. Yaptıklarımı tabi ki saymıyorum, ancak hor görülme noktasında her hamlemin müdafasındayım.
Bu da bir yerde benim en büyük handikapım oluyor.
Ama değen değerlere mesai harcamak ve bazı geceleri şarap içip, Sims oynayarak geçirmek beni inanılmaz motive ediyor. Bu konudaki tek nüans, cidden iflah olmaz bir ilgi meraklısı olmam. Gördüğüm ilginin altına düşmeyi hazmedemiyorum. Böyle olunca da problem yakalayabileceğim her noktada bu fırsatı değerlendirmemi gerektiriyor.
Çünkü ben şahsen böyleyim.-yapma ya!-
Yani ilgi görme hevesiyle yaptığım her hareketin arkasında durduğumda, herhangi birinin dişime dokunmaması beni yıkıyor. Böyle olunca da gezegeni yerinden oynatacağım şeyler yazmak istiyorum. Buna hata diyebilir miyiz, pek sanmıyorum. O sebeple kaprisimin çekilebilir bir yanı olduğunu düşünüyorum.
Glastonbury’de Coldplay hayaliyle yandıklarımın derdi olmaya henüz erişemedim, bu da benim ayıbım olsun artık ne diyelim. Eğer ki bu derdin dermanı olmaya erersem, birinci ağızdan mealini yazacağım.
Herkese sözüm olsun.