Yarınlara Umut Bağlayanlar Serisi: Selfmade Birkaç Lira

Dünyanın kendime göre en doğru bildiğim yanlışıyla uğraşıyorum. Mutsuz değilim, ama motivasyonumda kırıklıklar seziyorum.

Ben hayatta kalmayı alışkanlık haline getirerek büyüdüm. Her şeyim vardı ama bir o kadar da yokluk içinde yaşamam gerekti. Bu ikilem sebebiyle de her şeyi kendim yapmak zorunda kaldım. Çok şükür ki hayatımı ve çevremdekileri selfmade birkaç liramla bir yerlere getirebildim ve yine çok şükür ki artık herkes hayatta.

Bu selfmade az buçuk liramın getirdiği özgürlük hissi ve imkan verme hazzı bir yerden sonra beni inanılmaz motive etmeye başladı. Hatta öyle bir motivasyon ki, yüzünün gülmesini istediğim insanlar için bir yerden sonra cebimdekileri vermek beni doyurmadı. Ben de vaktimi, çevremi hatta emeğimi harcamaya başladım. Çok şükür öyle temiz harcadım ki halen daha dönüp bakma ihtiyacı duymuyorum, helali hoş olsun hepsinin.

Hal böyle olunca motivasyonumun nerede kırıldığını çok net biliyorum. Bazı düşkünlüklerim var ve bunlar vermesi gerektikleri tepkileri vermeyince kimyam bozuluyor. He’ şöyle bir durum var ki bu tepkileri de değer yargılarım belirliyor, yani aslında kimsenin böyle bir yükümlülüğü yok. Bu sebeple, aslında motivasyon kırıklığımla ilgili suçlayabileceğim hiçbir nedenim yok. Yalnızca istediğim gibi gitmeyen tek bir şey sebebiyle hayata “meh” diyorum.

Tabi ki insanlar benim onlar için harcadığım şeylere muhtaç değil bunu çok iyi biliyorum. Ben bunu kendi isteğimle ve bazı şeyleri daha iyi kılmak adına yapıyorum. Çünkü ne kadar aksini düşünürsek düşünelim, öncesinde yaşadığımız kötü şeylerin büyük bir çoğunluğu bizim suçumuz değil, bir şekilde bizim başımıza gelmiş şeyler. Ben de geçmişi değiştiremesem bile “iyi ki o siktiriboktan şeyleri yaşadım ki bugünün güzelliği daha iyi hissettiriyor” demeyi ve dedirebilmeyi çok seviyorum. Ama ben tam bir şeyin üzerindeyken insanların “bokunu çıkarman beni ürkütüyor” demesi beni paramparça yapıyor. Ciddili parçalanmaktan bahsediyorum.

Ben gerçekten erircesine seven bir insanım ve bu halim beni çok memnun ediyor. Tam bu halime marş belirlediğim bir Rozz şarkısı var. Bu şarkıyı daha önce paylaşmıştım burada, şimdi de manidar sözleriyle bu absürd yazımı sonlandırayım;

Yaklaş, bir ışık geçmesin aramızdan.
Başını hadi omzuma yasla.
Bana bembeyaz sonları anlatma,
Ruhum simsiyah anla.
Beni boş ver, ama bizi kurtar.
Aramızda bir sır var.
Sana söz verdim ben unutmam,
Sen de unutma.

Teşekkür ederim.

Yorum bırakın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.