Bugün; ayvalık tostu yedim, süt misir yedim, taze açılma mantı yedim, ev yapımı sütlaç yedim, bira içtim ve yine ev yapımı olaraktan vodka içtim.
Hatta öyle içtim ki zom gibiyim ve tüm gün mideme çalışmama rağmen kendimi müthiş hissediyorum. Bütün bu yaşanan aksiyonun tek sebebi de memleketimde olmam…
Ben anne tarafından Çanakkale Küçükkuyu’luyum. Hayatımın ilk yıllarıyla birlikte eğitim hayatımın tüm tatilleri de burada geçti. Her daim gururla taşıdığım bir rütbe olaraktan burası tüm ömrümde gurur duyduğum bir sayfadır. Yıllarımı adadığım sokakları, insanları ve yaşanmışlıkları ne zaman gelirsem geleyim aynı şekilde bulabilmek bana kendini çok özel hissettiriyor.
Bu aidiyet hissini yıllardır içimde bir yerde aramaya devam ediyordum. Hani “Burada buldum, burası evim” gibi saçma çıkarımlarda bulunmayacağım, zaten burada var olduğunu biliyordum. Ama yıllardır eksikliğini hissettiğim o “cozy place” hissine ulaşmak beni çok memnun etti. Bunu uzunca anlatmak istedim sadece.
Öyle işte.