Yarınlara Umut Bağlayanlar Serisi: Dün

Dün dünyanın en arabesk yazısını yazıp keyfimi kaçırma derdindeydim. Sonradan bu sinirimi dillendirmenin bana bir şey katmayacağını düşüdüm, zaten mutlu değildim.

Dün aynı zamanda iş yerimde çalışmaya başlamamın üçüncü yıl dönümüydü. Üç yıldır elimden gelenin en iyisini oraya da veriyorum. İyi veya kötü günlerimiz orada da oluyor ve son göz yaşlarımı yalnızca o bahçe biliyor. Bacak kadar aklımla girdiğim kapıdan dert sahibi bir birey olarak çıkıyorum her gün. Ama yine de çok seviyorum.

Dün açısından geldiğimiz noktada hayırlısı için dua etmek dışında elimden hiçbir şey gelmiyor artık. Ama şöyle bir durum var ki, ben bu duruma gelene kadar da hep hayırlısına dua etmiştim aslında. İlk etapta hayat bu doğrultuda seyir alsa da şu an kulağımda çalan şarkılar bana bunun böyle olmadığını hatırlatıyor. Ağırıma giden konu da bu noktada hikayeden ayrılıyor; hangi duamın kabul olmadığını, her şeye rağmen hangi dileğimi hak etmediğimi bilmek istiyorum. Çünkü sergilemiş olduğum tüm bu emeğe rağmen hangi dileğime değer değilim bilmiyorum. Hadi hangi dileğe değer olmadığımı bulmuş olalım, ben neden değmediğimi de öğrenmek istiyorum. Çünkü çevremdeki herkes sebeplerini mantık çerçevesinde sunmaktan aciz.

Dün üzülüyordum, bugün de pek bir yol almadık.

Yarınlara Umut Bağlayanlar Serisi: Dün” için bir yorum

Çido için bir cevap yazın Cevabı iptal et

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.