Yarınlara Umut Bağlayanlar Serisi: Çılgın Günah Çıkarma Seansı

Anlatılan en serin hikayemin kahramanları halen hayatta.Siz ölünce hiçbir şey değişmeyecek hayatımda, ne kadar acı… O kadar anı yarat, herif ölsün üzüleme bile.Ya tabi işin abartısı bu, kesin çok üzülürüm ama son zamanlarınızda yan yana değiliz.Hani son içkiyi de beraber içmek için sözleşmiştik, nerede o günler ? Olsun hayat bu; bi’ başı var bi’ kıçı, ne yaşarsan yaşa yine de seni şaşırtmaya devam ediyor.Öldüm sanıyorsun bitmiyor, “bana top vursa devrilmem” derken yerden kalkamıyorsun.İşin sonunda bi’ bakıyorsun, hayat çok banel.Serim, düğüm, çözümden sonra Hakk’ın rahmetine kavuşan tiplemelerden birisin.Esasen fazla da özel değilsin, herkes gibi bitmişsin.Ruhunu gömüp bedeniyle göçen var mı ? Yok herkes aynı ölüyor, herkes doğaya karışıyor bedenen.Ahanda bak siz de doğaya karışan tiplemelerden birisiniz, tıpkı diğerleri gibi…

Hayat soy ağacı gibi, neyin nereye dayandığına baktığın zaman kayboluyorsun zamanda.İlişkiler de bu doğrultuda harcanıyor.Bir bakmışsın, bütün olmazlar olmuş ve son paragraftasınız.Bitmez dediğin her şey bitiyor.Trajikomik biraz, sevsen mi sövsen mi anlamıyorsun.Çok terbiyesiz deyimler var bu durumla alakalı ama söylememeyi tercih ediyorum şu an.

“Olum siz kesin birbirinizin nikah şahidi falan olursunuz.” denen bütün herifler şu anda başka bir şehirde av peşinde.Şimdikileri de bu yorumu duymamak için saklıyorum açıkçası.Nazara karşı iman dolu göğsüm gibi serhaddim olsa bile göze gelmekten korkuyorum artık.Anlatmayınca da yaşamıyorum sanıyor insanlar.Önümden yesinler umrumda değil ne düşündükleri.Ama yaşıyorum yani, öyle evde kös kös oturmuyorum.Cin tonik falan içiyorum, ama henüz parayı bulmadım.Sizden sonra maddiyatta pek yol almadım yani.Neyse biraz günah çıkarmaya döndü bu iş, ben burada bırakıyorum.Çok utandım, yersen (!)

Hayırlı forumlar.

Yarınlara Umut Bağlayanlar Serisi: Karışık Kıyamet İnancı

Toprağın tadına vararak yaşa ki öldüğünde yabancılık çekme.En hain çiyanlar bile Cihat korkusuyla yaşar derler.Ben okuduklarımın yalancısıyım, eğer yalanlık bir durum varsa bilin bunu.Yetmiş beş nokta bir’de olduğu gibi ben de yeminliyim.Bu hayatın sonu her türlü kıyam etmek bana göre, kıyametten korkma o yüzden.İki cennet arası bir geçiş dönemi diyelim, sadece biraz sancılı geçiyor bu geçiş.Donnie Darko’da isyan ettiren felsefe kıyamet için gerçek esasen; ya korkarsın ya da seversin.İyi takip et bu yazıyı, belki bir daha bu kadar açık anlatmam düşündüklerimi

Sonunda ölüm varken yaşamaktan korkuyor musun ? Genelde korkulmuyor ya da bu korkular çok iyi saklanıyor, bilemiyorum artık.”Ama sen de çok içiyorsun, cehennemden korkmuyor musun ?” tarzı cümleleri duyar gibiydim.Bak geçmiş zaman kullandım, öyle ince laf sapladım ki “Bu dünyada meleklerin içesi var.” diye Arda’nın şarkısına eşlik ediyorlar şu anda.Eleştirmeden önce aynaya bakmalı insan, tutarlı olmalı.Neyse… Ölmeyecekmiş gibi yaşarken “Kanka çok içiyorsun” deme hakkın yok bana.Arda’yı da dinlemeyi çok sevdiğim için kullandım, güzel şarkıları sağolsun.

Ölebilirim, ölmeden önce dünyanın fişi de çekilebilir.Artık neye inanıyorsunuz ben bilmem.Ama o inandığınız sizi gönyede tutsun.Tutarlılık, sadakat, ilgi, sessizlik ve inanç kelimeleriyle inanıyorum ben.Hani sosyal medyada gönderi yaparken etiket kullanabiliyorsun ya, hayatı yaşarken de belirlediğin etiketlerle yaşa.

Ukalalık ediyorum bazen.

İyi geceler…

Yarınlara Umut Bağlayanlar Serisi: Yıkık Dökük Anların Anıları

Buz gibiydi bacakların.Nedenini yıllarca düşündüm, çıkamadım işin içinden.Göğüs kafesimdeki arıkuşlarını hatırlıyorum, bir de bacaklarının soğukluğunu.Zaten ben onlara aşık olmuştum ilk.Çocuk yaşta öyle güzel bacakları görünce beynim yanmıştı.Sen de bir o kadar çocuk, bir o kadar ürkek ve hepsinden çok; bir o kadar yalancıydın.Tamam belki senin aşkın yüzünden başlamıştı bazı şeyler, ama kesinlikle benim aşkımla devam etmişti her şey.Hep yalandın, hep plandın.İşin kötüsü de ne yapacağını bilmediğin zamana kadar hep haklıydın.Yalanlarınla doğruya gittiğim günler ve buz gibi bacakların, erken dönem gençliğimi zedeleyen iki demirbaş.

İlişkileri oyuncak etmemden önceydi her şey.Çok saf ve midemdeki genç kelebeklerin ışığı altında en masum yaşlarımı kaptırmıştım sana.Eşeklik bende; beyazın en yakıştığı tene, en uzun ve en utangaç olana kaymıştı gönlüm.Sonrasında erken bir cennet ve bugün kullandığım hapların yarasını açan günler.Yalanım varsa kahret beni…

Hatırlıyorum ve biliyorum ki hatırlıyorsun.Çocuktuk, sinemadaydık, bacakların buz gibiydi.Sonrasında her şey öyle kaldı.Biten hikayenin bitmemiş sayfaları yıllarca aklını kurcalıyor insanın.Şu an senden nefret bile etmiyorum, yoksun benim için ama o gün ne yazık ki benim ilk elle tutulur anımdı.Seni yok saymak kolay da, hatıralar nasıl silinir ?

Yarınlara Umut Bağlayanlar Serisi: Sakat Fantezilerin Yansıması

Görüyor musun ağlıyorum.

Görmüyorsun değil mi ? Kahrolası göz yaşları, çok fazla inatçılar.Dönüyorum artık, zamanım doldu.Ağlayamıyorum da… Oysa içim hiç iyi değil.Nefes alamıyorum.Ciğerlerim yokluğun dolmuş, sen hala karşımdasın.Biraz erken çöktü sensizlik.Aşk neydi ? Artık biz değildik bu ortada, ama başka ?

Sanırım aşk bir peri masalı değildi.Mutlu eden bir şey gibi de durmuyordu.Sadece alışkanlığı vardı.Dudaklarına tiryakiliğim, nefesine çözülen boynum, tenin, sahip bulan ellerim.Listeye vurunca önünü alamıyorum.Yağmuru sevmediğim için evime gelen, bahar güneşinde çillerinin çıkması için güneşin altında yürüyen bir şey gibiydi.Hepsinin olmadığı yerde ilk görüştü, sarılmaydı falan filan…

Bazen sadece gideceğim yerde olmanı istiyorum, bana sürpriz yapmışsın meğersem.Siste kürek çektiğim kayığın kapkaranlık sahillere ulaştığında, ufacık ışığın altında kağıt oynayan denizcilerin bir efsane olarak gördüğü senin hakkında hikayeler anlatmasını istiyorum.Sonra bana doğru yolda olduğumu ve ormana doğru dolunayda elimde ışık olmadan yaklaşık on altı kilometre yürümem gerektiğini söylemelerini istiyorum.Bu yolda kaybolup çaresizce uyumak ve sabahın ilk ışıklarında senin tarafından uyandırılmak istiyorum.Sonrası da işte iyilik güzellik…

Sapkın düşüncelere sevk ettiren bayan.

İyi geceler.

Gözlerimi kapadığımda biliyorum ki benim için hazırlanmış bir cennet var.

20 Ekim 2015

J.Cole – Apparently

Merhaba;

Nostaji her zaman iş yapar bu mecmuada.Bu da bizim nostajimiz… Yazı yazmaya bu tarzla başlamıştım, güzel günlerdi.Dertlerim ve yaşadıklarım başkaydı.O zaman daha güzel gülüyordum.Artık gülüşüm o kadar sıcak değil.Olsun hala daha standart üstü gülerim, iddialıyım.Günler geçtikçe yer çekimi mi arttı ne oldu bilmem, dizlerime kadar bataklığa batmış gibi hissediyorum.Adım atıyorum kafada, ayağım gitmiyor.Hemen hallederim dediğim işlerin sonu akşamı buluyor.Beni alan düşüncelere kapılıyorum, gidiyorum ve kayboluyorum.Sonra bir uyanıyorum, yine hayat.Sanki sesi çıkan her varlık isyan ediyormuş gibi kulağımı tırmalıyor sesler, ışıklar da gözlerimin Nuri Alço’su…

Sürekli kulağımda kulaklık, elimde de içkinin bin bir çeşidinden en o ana layık olanı.Dünyamı dönüştürmeyi hobi ediniyorum.Hayatta olmaya pek el vermiyor ama yaşamak için biçilmiş kaftan o hal.Sallanarak devam ediyorum, dakikalarımı dolduruyorum.”Ol” dendiğinde olan şeylere bel bağlamaya devam ediyorum.Ve sırf o şeyler var olduğu için hala hayatta kalabiliyorum.Çok da fazla çabaladığım söylenemez.Benim gücüm kendime yetiyor, kalanı düz gitsin diye temennilerimi yolluyorum.Bahtıma şükür tabi, ama yine de daha iyiye gitmesi dilekleriyle uğurluyorum günlerimi.Kendi yolumda yalnız yürümeyi seviyorum, en mükemmel evi zihnimde yaratıyorum ve orada yaşıyorum.Bir başıma hemde…

Gözlerimi kapadığımda biliyorum ki benim için hazırlanmış bir cennet var.Hem de benim kendime hazırlanması için emir verdiğim bir cennet.Yaşamın asla son bulmadığı, benim de onunla sonsuz olduğum bir cennet.Dileklerimin kabul olduğu yer.Birlikteyken yalnızlığı, bir başıma olmayı tattığım yer.Unutulmayı unutmanın, mümkün olduğu yere gidiyorum işte.Vaat edilenlerin en doğalının, burada başladığımız sıfırın bir olacağının müjdelenmesini bekliyorum…

Düşmanı kin olan miskinlerin selamını aldım.Ben de bir gün giderken bilenlere selam edip giderim bu müjdeyi.

Haydi hayırlı geceler.

Kemal 🙂