Yarınlara Umut Bağlayanlar Serisi: Serfoş vol.14 Manço’lu Bir Aşk Hikayesi

Selam yine ben.En derin duyguların dostu, biricik Kemal’iniz.Ömür göçüp gitse de gençliği sıkı sıkıya tutan bir benlik içersinde nefes alıyorum.Her yaşanana “çok şükür” deyip yoluma bakıyorum.İçemediğim günlerin vebalini akşamları çıkarmaya çalışsam da bazen yetişemiyorum.Ama olsun; ben, ben olmayı en iyi başaran kişiyim.

Derinlikte sınır tanımayan türkülerde kendimi bulduğum doğrudur.Ve bu olduğum kişiyi, Barış Manço’nun yoluna defnetmeniz de vasiyetimdir.Ben aşk ve yar yolunda ihtisas yapmış, herhangi bir ödleğim sadece.Sevgilisine Allah demekten aciz binlerce sanatçının, en küçük evladıyım.Ha derseniz ki senden küçüğü yok mu, elbet vardır ama henüz ben tanışmadım.Bir gün; bir yerde tanışma şerefine erişirsek eğer, en küçük olmaktan çıkarım haliyle.

Hakk beni terk etmedikçe bu diyarda yalnızım.Ki O da bu sevgisiyle beni asla yarı yolda bırakmaz, bunu adım gibi biliyorum.Belki bir gün bütün bu kötü alışkanlıkları bırakıp, tertemiz bir insan olurum… Ama bugün, o tertemiz insan ben değilim.Kılavuzu Hayyam bellemiş bir toy zihne, adam olduğunda ne deseniz yetersiz kalıyor.Zihnim hala çocuk ve Hayyam’la var.Bildiklerimle yetinmiyorum Hayyam Bey, hep daha öteye geçiyorum sayenizde.Ama insanlık bizi ötekileştirmek adına ant içmiş gibi.Bizi anlamamakta çok ısrarcılar, biz de bir o kadar yalnızlık mahkumuyuz haliyle.Sevsek dünyada dert, sevmesek içimizde daha büyük dert…

Dünya bize dar geliyor.Sanal aşklardan kurtulup cemalî bakiye ermek istiyoruz.Ama ne mümkün, hatta na-mümkün bu dünyada… Biz hep ezilen tarafların, aşk yolundaki sesi oluyoruz.Ben bunu isteyerek elde etmedim.Kimsenin de bu sorumluluğu isteyerek alacağını sanmıyorum.Yüzümüze gülen kaderin kurbanlarıyız sadece.Biz sevmeyi bilerek doğduk ve bunun mahkumu olduk.Darısı hepinizin başına…

Yarınlara Umut Bağlayanlar Serisi: Serfoş vol.13 Bölük Börçük Tripler

Bedenimdeki cin tonik kokusu mu bana bu aidiyeti veren ? Yoksa başka nedenlerden mi bu kadar fevri hareketlerim.Sarhoş olmamı yasaklayan bir neden görmediğimden içiyorum.Aradığımı bulma konusundaki yardımlarından dolayı bu denli uyuşuğum.O meleğin işaretlediği yola meylim de bu sebeple esasen.Kapıları zorlamadan açtıktan sonra istemsiz yaşadığım güç kaybı ellerimi kullanılmaz hale getirdi.Sahte mal mülk sevdasına karşı tartıya denge veren kağıt ve kalemimin haklı egosuyla baş etmek hoşuma gitmiyor.Çünkü adam haklı, sanala tamahtansa en gerçekteki bakiye meylediyor ve onun dışında kimseyi takmıyor.“Oğlum yapma etme, dünyada yaşıyoruz.” desem de, nuh diyor peygamber demiyor.Hep bildiğini okuyan bir benlikle yaşamak mı delirtti beni, yoksa bana deli dediler diye mi bu kadar baskın bir benlik bu ?

Gel hadi gidelim buralardan.Nedensizce cemali bakiye yüz çevirelim.Yasak olsa da içelim, nefesimizi hissedelim.İnsanda barınan isyana kulak asmadan yol alalım.Senden bana gidelim bu sefer.Ben, bende olmaktan aciz düştüm.Yalan da olsa buralar, senden gelelim bu sefer.Dertleri aciz eyleyip, eğlenelim.İlk aşklarımızı anlatalım birbirimize.Uyuşana kadar uyuyalım, ölümü korkutalım.

Dengesiz yazdığım kelimelerin tek sahibi sen.Hatta en sahibi sen, biliyorsun konuyu.Feyz aldığım yazarlar da seni öğütledikçe daha bir yüceliyorum kendimde.“Serfoş” hissettikçe yazmaya yönelik çalışmalar yapıyorum.Aklım gidip geldikçe nefesim sana kesiliyor, ne hissediyorum bilmiyorum.Bizde böyle kardeşim git geller.Öğüdü tek, tribi belli bir insanüstü hal bu.

İnanan inanmayan herkese iyi geceler…

Yarınlara Umut Bağlayanlar Serisi: Serfoş vol.XII Deliren Velinin Gençliği

Selam, yine ben.En tehlikeli deryaların, en bilinçli kaptanı.Sol kanattan ilerlediğim Habeşistan’ın beklenen kurtarıcısı.“Na na na” diye mırıldanarak yol aldığım aşk denizinde, her zamanki gibi gecemi bekliyorum.Nefesimi kesecek sahibin, sükûtuna sığınıp yol alıyorum.Beklediğim desteği görmeden göçersem buradan, hakkımı helal etmiyorum.İçtiğim her damlanın hesabını daha ölmeden verdiğim bu hayattan bazı insiyatifler bekliyorum.Bilmiyorum belki de bunların hiçbirine hakkım yoktur.Ama bende inanç delinmez gerçek olduğundan, bu şekil bir yol benimsedim kendime.

Tekrar aşık olabilecek miyiz ki diye fezaya doğru sorular yolluyorum.Bu günlerde pek cevap alamıyorum açıkçası, acaba neyi yanlış yapıyorum yine.Sensizliği iyi idare ettiğim günlerin geride kaldığını çok net hissediyorum.Artık acı vermeye başlıyor bu uyuşukluk.Kanım yoğunlaşmış gibi damarlarımı içten çizerek akmaya başlıyor… Sonrasında da bir türlü iyilik ve güzellik gelmiyor.Hep bir “Tamam bu günü geçirdin, yarın daha sert özlem barındıran sınavlar gelecek” tavrındaki kader konuşmaları yaşıyorum.Reflekslerimi hissediyorum, artık zihnimin hızına yetişemiyor bedenim.Bardaklar düşüyor, yakalayamıyorum.Hayat elimden kayıp giderken seyre dalıyorum.Sükût içinde huzursuzum, karanlık yolların götürdüğü aydınlık bir yerlere gidiyorum.

Korku filmlerinde umarsızda şarkı söyleyen kızların yüzlerini görüyorum artık.Kanımı donduran seslerindeki korkunçluğu barındırmıyor gözleri aslında.O halde bile umursamaz gibiler.Kendi istekleri olsun istiyorlar ve buna çalışıyorlar, dünya yanarken sesli sesli şarkı söylüyorlar.Ne kadar basit, ne kadar doğru ya da ne kadar hakları var bilmiyorum.Ama onlar bunları düşünmeden zihnimde sesleriyle yaralar açıyorlar.Hayranlığımı gizleyemiyorum sanırım şu an…

Nefes almak ve nefes vermek kadar basit eylemleri yapamadığım günü görmek için yaşıyorum ben.Yersen…

Yarınlara Umut Bağlayanlar Serisi: Serfoş vol.XI Başka Hallerde Yıkılış

Hadi başlayalım bu gecenin yazısına…

İçimde çöken binalar var.Bütün tozlarını ve enkazlarını vücudumda bırakıp, çekip giden ruhlar bunlar.Boşlukları ve yarattıkları huzursuzluğa anlam vermeye çalışıyorum.Özgür ruhumun mahkum olduğu bu bedene benden daha hakim tenlerin bıraktığı bu izleri ne şekilde silerim bunu düşünüyorum.O ara aklıma kadife seslerin ruhuma verdiği sakin huzur geliyor yine.Kulağımda çalınan seslerine kaptırıyorum kendimi.

Yine kilitleniyorum zihnimde…

Ne olacak bu halim böyle ? Sarhoş olmaktan bıkmadan, en önde bayrak tutar vaziyette ilerliyorum.Umursamıyorum… Yok olmak istiyorum, yaşanan tüm şeylerden sonra unutulmak istiyorum.Bence her insanın bunu istemeye azıcık da olsa hakkı olmalı.Gözlerimin dokunabildiği uzaklara kadar gidebilmek istiyorum.Gözümün gördüğü son noktayı ev belleyip seyahat etmek istiyorum.Kaçmak, bütün dış seslerden uzak kalmak istiyorum.

İçimdeki beni kendine çekiyor.Öğrendiklerimin yüküyle eriyorum.Kollarımdaki güce güvenim tükeniyor.İçiyorum, içiyorum ve içiyorum.Bu denli farkındalık hali beni uyuşmaya itiyor.Nefesim yavaşlıyor ve bütünüme göz kırpıyorum.

Bilmiyorum.

Yarınlara Umut Bağlayanlar Serisi: Serfoş vol.X Anladıkları Kadar Anlatılan Hikayeler

Müziğe mi kaptırdım kendimi ? Yoksa yine mi “alemlerden alem beğen” Kems.Sarhoş olmam yasaklanmalı.Alkol alsam bile kafama girmemeli bu, bedenimde bir yer edinip kendince yaşamalı orada.Zorlanıyorum diye bokunu çıkardığım içmelerin, en başarılı sarhoş hallerinden birini yaşıyorum.“Sevdiğim, mihrimahım.” diyerek zirveye oynadığım basit sarhoşluklardan biri olmalıydı esasen bu.Ama olamadı, nedeni hakkında en ufak bir fikrim yok şahsen.Çok başarılıydım bu konuda oysaki.Gülü seven esmer yiğitlerden biriydim sadece, tekrar “Serfoş” yazdıracak kadar ne içmiş olabilirim ki… Ya da en basitinden kızıl bir gül, sevdasıyla bu kadar sarhoş ettirebilir mi diye de düşünmek lazım.

Ben nev-i şahsıma münhasır gül aşığı yiğitlerden biri olma yolunda en önde bayrak taşıyan bir insan olmaya gayret ettiğim için bazı radikal değişiklikler yapma gayesine düştüm bu günlerde.Biraz Kanuni’nin Fransa Kralı’na attığı mektuptaki girizgâha benzedi paragrafımın başı.Olsun yine de anlatmak istediğim şeyi tam olarak açıklayan bir cümle gibi duruyor şu anda bana.Rihanna’nın sekizinci albümüyle birlikte esmerlere olan sevgim büyük oranda yükseldi yine.Zaten çok yüksek olan bu ilgi, bu son gelişmeyle arş seviyesinde diyebilirim.Bu sebeple de aşıkların kızıl gülü bana pek bir esmer geliyor son zamanlarda.Her yiğidin kendine özgü bir yoğurt yiyişi ve her Mecnun’nun da kendine göre bir Leyla’sı olduğuna inandığım için benim gülümün esmer olması gerekir diye düşünüyorum.Bence çok makul bir istek, aynı zamanda yerinde bir tespit.Eğer her insanın inancı kul ile Allah arasındaysa bu sevgiye başkalarının dil uzatması densizlik olur.Buna güvenerek de kendi filikamda seyir ettiğin bu okyanus ortasında filikamın özellikleri kimseyi ilgi ve alakadar etmez.Benim gülüm bundan böyle esmer ve uzun boylu.

Nokta.

Yarınlara Umut Bağlayanlar Serisi: Serfoş vol.9 Ne Anlatıyor Bu

Modern zamanların ıslak çukurundaki son Hayyam’ı.
Aşk yolunda cihana adadığı şiirlerin tek hayranı.

Akşam kar geliyormuş beni pek ilgi ve alakadar etmiyor.Ben yapamadıklarımın sorumlusuyum burada.Bin derdime bin dert daha katan bir başkası olsa şimdiye senin yanındaydı.O derece sinirliyim aslında bu hayata.Bu kadar boş, bu kadar saçma ve yalan dolu olmasa da olurdu sanki.

Bu kadar deli olmak zorunda değildim.Son doktor “seni veli ve deli arasındaki o ince ipten almamız lazım.” dedi.Bana ne yapacak gerçekten merak ediyorum, bu lafı eden kim bilir kaçıncı kişi… Ben iyileşemiyorum doktor hanım.İlaç verip duruyorlar.Sanıyorlar ki ben ilaç kullanınca insanlarla muhteşem derecede iletişim kurabilmeliyim.Ama olmuyor işte ilaçların sadece dozu artıyor, Kemal sabit.Lisede de böyle sabittim, herkesden fazla lise okudum.Bana benim gibi biri lazım.Son kalan da neredeyse sekiz yüz sene önce hayata gözlerini yummuş.

İsyan içerikli yazıları yazmayı açıkçası pek sevmem.Piyasa derdi içindeymiş gibi oluyorlar.Ama insan yazarken isyan etmek isteyebiliyor hayata karşı.Yapamıyorum; ben bu hayatı yaşamayı beceremiyorum.O yüzden bazı insanların biraz fazla içmesi gerekiyor.Onlar bu hayatı salakken daha iyi yaşıyorlar.

Uyuşuk vaziyete kurban giden yitik hayallerimin sevdasına daha çok bağlanıyorum bu hayata.Sonlara bir türlü alışamadım bir de…

Aşkımız bitecek böyle giderse,
Bende hiç günah yok kabahat sende.

Yarınlara Umut Bağlayanlar Serisi: Serfoş vol.8 Utangaç Damlaların İtirafları

Seve seve veya öbür türlü, bir şekilde bu sermaye yazma gayretinde.Gördüklerini anlatmaya yükümlüymüş gibi, sarhoş zihnime ihaneti mazur görüyor ellerim.On sene fırtına, beş sene yalnızlık kalan günlerde de varlık derdiyle meşgul olduktan sonra çok yorgun düştüm aslında.Ama hepsine karşı gelip, gelecekteki güneş sevdasına çırpınıyorum hala.

Umutsuzluğa düşüp, kafanı yastıktaki göz yaşlarına teslim ettiğinde de ben oradaydım.Seni herkesden iyi ben anlarım, dahası yalan.Gerçekten kalemin güçlendi, muazzam yazıyorsun.Ama artık ben yokum, bittim ben.Yaşamadıkları yüzünden sessizce giden Kemal’e dur dememek, gitmek kadar suç aslında.Fakat bunları umursayamam artık.Beni suçlamak insanlara ne katarsa katsın, benden hiçbir şey gitmez.Yaşadıklarıma dil uzatmak da sana kalmaz bu arada, neyse.

Çiğdem şu üstteki paragraftan nefret edecek… Eskimiş konuların yaşattıkları karşısındaki hassasiyetime karşı çok katı.Biten bitmiştir tamam ama “ah” demeye de mi hakkım yok, bilmiyorum.Nefesimdeki güç var oldukça “aşk” yazmamı istiyor.Ve ona göre kalemim eriyor.Artık anlatmakta zorlandığımı söylüyor, o kadar kolay mı be… Ben bu insan olmaya ömrümü vermişken, kendime kadar olan yeteneğime dil uzatmak ayıptır.

Yine bölük börçük bir yazı oldu, ez cümleyle açıklamak istiyorum.Beş gün sonra dördüncü yaşı olacak bu yazılarımın.Daha önce de yazıyordum ama ilk kez kendime güvendim ve bir amaca ittim kendimi.Bütüne ait parçaların en sarhoşlarından biri olacaktım ve sevgiyi anlatacaktım, olduğu kadar işte.Bu sebeple yaşadım, harcandım, sevildim veya nefret edildim.Bunları anlatmak bence benim en büyük haklarımdan biri.Ben kendimle savaş verirken hiç işim yokmuş gibi bir de insanlara yön verdim.Ne haddimeydi bu yaşımda.Boyumu aşan dalgalarla güreşirken maddi zevklerin tatminine yönelmiş boş bedenlerin gönlünü eğlendirdik.Ve buna rağmen hala yetemedik işin kötüsü.

Ben sadece “bilmiyorum” demeyi öğrendim bu günlerde.Bilmemek en kolay kaçışmış meğer.

Yarınlara Umut Bağlayanlar Serisi: Serfoş vol.7 Eksilme

Artık eskisi kadar hızlı etki etmiyor alkol.Geriye kalan her şeyden nefret ettiğim için sadece alkol kullanmaya devam ediyorum.Sigaram milyarda bir, keyif verici bir madde de kullanmam ve nefret ederim.Bazı prensiplerim var sonuçta, ben alkol adamıyım… Ama bedenim direnç kazanıyor, bu da açıkçası hoşuma gitmiyor.Daha çok içmem gerekiyor.Bu hali sevsem de yoruluyorum.Ne yardımcı olur bilmiyorum.Alkol aldığım zamanlar arasındaki süreyi uzattım.Bu biraz etkili oldu.Neyse işte belki bir şekilde ara vermem gerektiğinin habercisidir bunlar.

Ciddi ve derin konularda yazmak istemiyorum bu günlerde.Biraz “kal” geldi, tabiri caiz ise… Olanı yazıp, Düz Adam Sami modunda olmak istiyorum.Böylesi hoşuma gidiyor.Göte göt deyip yoluma devam etmek eğlenceli geliyor.Öğrenme hızımı yukarı çıkarıp, biraz daha doldurmak istiyorum zihnimi.Çünkü öğrenmeyi çok seviyorum.İmkanım olsa ömür boyu profesyonel öğrenci olurum.Her dönem yeni bir şey öğrenirim.

Hala önümü görüyor olmak bana çok koyuyor şu an.Bir yudum dahi içemem o kadar doldum.Peki nerede bunun hisleri ? Nerede benim güzel fikirlerim, sevgim ? Güzel sesleri kolayca duyamıyorum.Hala aynıyım, neden !? Gerçekten bir gün tekrar adam gibi sarhoş olmam lazım.Bu şekilde olursa içmemin hiçbir anlamı yok.

Neyse

İyi eğlenceler

Yarınlara Umut Bağlayanlar Serisi: Serfoş vol.VI Limitler

Bitti mi ?

Biter mi ? Beyşehir Gölü kadar içtim, bitmez…

Keyfim yerinde, seni kıskanç… Keyfim cidden yerinde bakma tek gözüm kapalı, çünkü çift görüyorum.Velev ki alevler içerisinde yandım.Kime ne fayda sağlayacak ? Yanmamın bir faydasını hisseden varsa açıklasın, ben de alkol aldım diye şey yapmiyim sonra.Bu arada alkollüyken soldan yürürsen Londra’da gibi kabul oluyormuş, ben öyle duydum.

Neyse ne diyorduk, yanmak falan di mi.Ateşler içerisinde döndürülmek.Neredeyse Simurg kadar gösterişli.Çünkü insan ezberleri bozar, çünkü insan görkemli olmasını iyi bilir.Midem kafamdan başarılı bu konularda.Sonu bulsam da kafada, midem “durma, devam”.Gücümün yettiğince yakının sana, en yakını ölüm sonuçta.Oraya gitmeye de bu kollar yetmiyor.Ailemin, dostlarımın, verdiklerinin sevgisi ağır basıyor.Kendimi sorumlu hissediyorum.

Bira kapağıyla parmağımı kestim az önce… Neyse birgün bu günlerin hatrına elbet tamamiyle pozitif olacak bu kader.O zamanın tatlı hevesiyle devam yaşamaya.Ama dediğim gibi Beyşehir Gölü şu an başardığım.Yeni hedefim Tuz Gölü… Çünkü hayat bu şekilde daha tahammül edilebilir.

Yarına Umut Bağlayanlar Serisi: Serfoş vol.V Fena

 Kemal yaşa, olduğun gibi yaşa.Hayat, seni yaşaman için getirmiş dünyaya; eksik kalma.İnsanları değiştir, mutlu ol.Tepkiler al, ama yolundan cayma… Sarhoş ol, ama kendini kaybetme… İki yan masanda gülen insanlara aldanma, kendine adapte ol.Çünkü o seni yanına almak için yarattı tüm bu zorlukları. Adele’nin sesini, alkolü, palmiyeleri havalandıran rüzgarı senin için yarattı.Cin toniği, sana yaratılan çimenleri, tanı diye yarattı.

 Madem böyle sarhoşluk var, neden ayıklığı yaşamak zorundayız ? Ne diye var bu dünyadan uzaklaştıranlar ? Ne diye her sabah işe, okula uyanmak zorundayız !? Mutlu olmak için yapmamamız gereken ne varsa yapıyoruz.Sıkılıyorum.

İyi geceler.