Yarınlara Umut Bağlayanlar Serisi: Overdose Yetersizlik

Ben,

Hala aramaya devam ediyorum.Yolumu değil, onu az çok çözdüm.

Seni.

Bulduğumda sana kadar olan her şeyi anlatmayı düşünüyorum.Her detayı, beni sana götüren her hatamı.Ve herkesi, bana rahatsızlık veren her hatalarını veya alışkanlıklarını.Mümkünse sadece dinlemeni istiyorum, o dudaklarını açmadan.Dikkatin dağılabilir, bazen boş konuşurum.O anlarda ne biliyim; bardakla falan oynarsın, etrafa bakarsın.Orada anlarım ve toparlamaya çalırım.Bak söz…

İstiyorum.

Çünkü, bu kadar durmaktan bıktım.İçime doğru yaşamaktan iletişim kurmayı unuttum.Ha, tabi ki bunun nedeni manevi değil.Ceza gibi; aileme, dostuma selamlar olsun, beni savaşa soktular, koşturdum. Beni bu savaşa dış mihraklar soktu. Yine de serinin ismi gibi, ben yarınlara umut bağlayan bir insanım. İnançla yaşarım ve bu da umudu getirir.Umudum ve hayallerim oldukça da bana öğretilen gibi yaşarım.

Yarınlara Umut Bağlayanlar Serisi: Sıcak Hava Kafası

İlhamsız geçen günleri yazmamayı deneyimlerimden öğrendim.Ama yazmadığımda hissettiğim aptal suçluluğu da aynı yerden öğrendim.

Son zamanlar deli gibi hikaye yazmak istiyordum.Aklıma gelen saman alevi seneryoları değerlendirsem çok büyük golcü olurdum da, beni biliyorsunuz devam sorunlarım var.

Zihnimde kocaman yer kaplayan seneryoların arasında bir Riff Cohen çalıyor, pat her şey bitti.Sakince “amaan ben mi kurtarıcam mk dünyasını” diyip kendimi yaşamaya devam ediyorum.

Yarınlarda bana ne var bilmiyorum ama havalar ısındı, yazı çok severim hani.

Yarınlara Umut Bağlayanlar Serisi: Aşk

Cehenneminde seninle yanmayı kabul etmiş bir aşkın günahkarlığı kadar samimi hayatım. Seninle biraz daha yaşayabilmek için olmazlara koşuyorum.

Haddimi aşıyorum, aşkına karşı olan haddimi aşmak için yaşıyorum.Biliyorum bana şüpheyle yaklaşıyorsun.Senin olmazlarına zaafım tamamen senin güvenini kazanmak için.Olmazların da beni sana bağlıyor, sana teslimim.

Zaman diyorsun, ama bitmiyor.Senin gelmediğin yarın, tamamiyle herhangi bir gün benim için.Seni kalbimde yaşamak yetmiyor, bitsin istiyorum.

Geçmiyor,
Bitmiyor.

Sana herkesin farkında olduğu bir sırrımdan, nevi şahsıma münhasır bir şekilde bahsetmek istiyorum.Hayyam’ın da dediği gibi; içiyorum doğrudur, içen de beni haklı bulur.İçeceğimi zaten biliyordun, içmezsem yanılmış olurdun.

Bana yaşattığın her hissin müptelasıyım.Zerrin Özer’den farklı olarak; ben hem seni, hem seni sevmeyi seviyorum.Ve dünyaya ilk geldiğim gün sana söyleme fırsatım olmamıştı.

Ehlen ve sehlen.

Yarınlara Umut Bağlayanlar Serisi: His

Arada canım yanıyor, kalbimde bir boşluk hissediyorum.Kurtulmak için bir önceki sefer ne yaptım hatırlamaya çalışıyorum, bulamıyorum.

Sonrasında nefesimin tadı değişiyor gibi oluyor ve o kalpteki boşluk mideme doğru iniyor, ilk buluşmaların heycanı gibi hissettiriyor.Ama hep aynı his ve aynı sıra, hiç değişmiyor.

Buluşma heycanını yaşarken o tadı değişen nefesin kalbimdeki boşluğu tekrar doldurduğunu hissediyorum ve midemdeki his tekrar yukarı çıkıyor.Ama yukarı çıktığında bu sefer kalbimde durmayıp, iki üç nefes sonra ciğerlerimden gidiyor.

Akşamları hissediyorum genelde, yatarken oluyor.Ama seviyorum bunu.Nedenini bilmesem bile farklı hissettiriyor, sonunda mutlu oluyorum.

Neden yazdığıma gelince; elimde telefon varken hissetmeye başladığımda tekrar, canlı canlı anlatmak istedim.

Yarınlara Umut Bağlayanlar Serisi: Umut

Kaldırdım kafamı gökyüzüne, gülümsedim hafif.

“Lan, ne kadar yüksek be”
“Lan ne kadar mavi be”

31 Mart benim doğum günümdü.Çok depresif bir yazı yazmaya hazırlanırken 30 Mart gecesi, saat on ikide ellerinde pastayla arkadaşlarım geldi; düşünün ki anca oturabildim yazı yazmaya.Allah işte, sevdiğine görünmezinden veriyor mutluluğu.

Çok istiyorum tekrar güzel güzel yazmayı.Unuttum bildiğin, oyun oynamaktan kafamı kaldıramıyorum.Ama ahtım var en iyisini yazıcam bi’ gün…

Yarınlarda şu son iki günüm olsun hep, olmazsa da gördüğümüzden kötü olmasın.Dilek, umut getiriyor; o da yarınları.

Yarınlarda umut olmasa yaşamanın ne anlamı kalır ?

Yarınlara Umut Bağlayanlar Serisi: Saygı

Biliyorum, cidden deniyorsunuz.Hepimiz deniyoruz bir şeyler başarmayı, ama yüksek ihtimal olmuyor.

Çok saygıdeğer işler yapmadığımı biliyorum.Kendimizi büyütmenin lüzumu yok.Ama yapılan işe göre değil de isme göre saygı görmek kanıma dokunuyor.

Onlarca şeyle uğraşıyorum, bir şeyler üretmeye çalışıyorum onun yanında.Az da olsa saygı görmemin tek sebebi gülüşümün güzelliği… Yani mutlu olmak veya öyle görünmek, siz hangisini tercih ediyorsanız artık; insanları yeniden düşünmeye zorluyor.Yengeç sepetinden uzak her şey saygıdeğer.

Umuyorum yarınlarda saygı, sadece farklı olana ya da korktuklarımıza değil; hak edene gösterilir.

Yarınlar bitmiyor.

Yarınlara Umut Bağlayanlar Serisi: Romantizm

Ne kadar romantiksiniz, ne güzel.

Duygusallaşıyorsunuz falan.Triplere girmenin verdiği o tatlı sevimsizlik tamamlıyor ruh halinizi.

Fiziksel sevmeyi becerebilsem çok güzel anlaşabilirdik, belli mi olur belki ben de sizin gibi olurdum.Tek engel ben kendimi aramaya koyuldum, yoluma aşık oldum.Kafam sükûnete bağımlı oldu.Huzursuzluk, gerginlik ve sinirden kaçmayı seçtim.

Eğlenmeye ve mutlu olmaya çalıştığım zaman aramıza girdi.Olsun, hoşgörelim birbirimizi.

Belki yarınlarda ortak bir hikayemiz vardır.

Yarınlara Umut Bağlayanlar Serisi: Var Olma

İnsanlar çok sığ;

Normalde pek fazla umursamam ama yapmayın lütfen, birlikte yaşıyoruz.

Var olma çabasını tabi ki anlarım ama kör göze parmak hoş değil.Ötekileşmek bir başarı değil aksine can yakabilir belli zaman sonra.

Kendine yakışanı uygula dendiğinde hoş karşılayan güzel insanların artması dileğim.

Sakin, yalın, özel.

Yarınlara Umut Bağlayanlar Serisi: Hedef

Ve bitmişliğin resmiydim.

Kalan tek amacım, başka dil konuşulan bir yerde unutulmak ve yeni dokular tatmaktı.

Aklıma gelen cümleler ruh bakımından çok soluk.Hayata adapte edilmiş gibiyim “bir işe yarasın” dercesine.Düşünme, hissetme ve unut.

Zaman geçsin istiyorum, ama ne kadar geçince beni memnun edecek bilmiyorum.Hedefsizim, hedefsizleştirildim.

Ortaçağda fırtına sonucu okyanusta kaybolmuş bir gemi düşünün; kara var biliyorum, ama görmüyorum ve nerede bilmiyorum.

Sonuç olarak:

– Ölüyorum, suçlusunuz.