Eskiden üçten dörde geçmek benim için kabus gibiydi, tabi on sene önce falan.Şaka bir yana artık eskisi gibi olmuyor bu haller.Zaman bu hallere bile etki etti görüyor musunuz.Oysa ben üç dört arası yaşamayı adet edinmiş basit bir ruhtum.Anadolu Rock yapan ayyaşlara özenir hale geldim artık.Sen oku, sonra gel sapıt.Oldu mu bu şimdi.Hiç yakışı kaldı mı okuduklarının… “Kemal sen okuyunca sapıtıyorsun abi bi daha okuma derler” adama.
Sarı saçlarını deli gönlümüze bağlayacak bir Mihriban da bulamadık ki.Sevdalı sevdalı mevla yolunda göklerde uçuyoruz.Aslında biraz saçma gelebilir ama ne yapalım biz de bu yola girdik.“Sev” dediler bize önce.Bir sevdik ki anlatamam, kendimize gelemedik.Sonrasında da okuduklarımızda yer aradık kendimize.Hiçbir yer bize yetmedi, yetemedi.Geceleri yataklarımızda “acaba bize yine fısıldar mı” diye bekleyip durduk.Yaşadıklarımız da özeldir heralde diye anlatamadık kimseye.Sonra ne mi oldu… Etraf onlarca alkolik veya deli kaynıyor… Bu işin iki yolu var; ya alnın aşınır ya bedenin… Birinden birini feda etmek zorundasın.Ruhunu bu yola çıkaran, sevmenin sorumluluklarını bilmeli.Kimse seni anlamaz ve anlamak istemez.Çocuk gibi davranırlar sana.Onlara göre her şey abartı, her şey biraz gösteriş.Evinde yatıp aramaya çalışsan bile “insanlardan kaçıp kendini özel mi zannediyorsun” derler.Sen de “bana seni istemek haramdır haram” dersin.Bön bön bakarlar adamın suratına ne dedi bu şimdi diye…
Hayat size anlam vermemek sevdasına sizden daha fazla çalışıyor.Buna inanabilirsiniz, tecrübeyle sabit.Sevginizin sizin dışında bir inananı yok.“Gel yanıma gel” diye çağırdığınız hal var ya hani.İşte o halden kimsenin haberi yok.Bir siz, bir o.Anlatma gayretine düşmeyin o yüzden.Bırakın her şey butik ve yaşandığı gibi kalsın.