Basit GoyGoy Günlükleri: 31. Gün / pandemi.2

Burayı bir günlük gibi tutmaktansa, dolduğumda yazdığım ve az da olsa estetik bir kaygı güttüğüm bir yer olarak değerlendirmeyi tercih ediyorum. Ancak bu pandemi sebebiyle sokağa çıkmama hadisesinden sonra, çok da fazla meşguliyetim olmamasından sürekli yazmak istiyorum. Fakat bu yazma isteği beni şöyle bir çıkmaza sürüklüyor, dolduğum zaman yazmaya alışık olduğum için şu anda beni yazmaya iten hiçbir cümle barındırmıyorum içimde. İçimde kalanlar varsa yoksa ilk okul günlükleri gibi yemek yedim, ödevlerimi yaptım, sütümü içip uyudum kadar ileri gidebilir. Ha’ bu cümleler iyi mi kötü mü diye kefeye koyup kötüye yönelsem de bir o kadar da benim için eğlenceli. Mesela bugün sabah kalktım ve kahvaltı ettim. Bu kimseye çok büyük bir haber gibi gelmeyebilir ama benim kahvaltı etmem gerçekten kıyamet alametlerinin on birincisi. Bu ev hali bana sevmesem de kahvaltı etmeyi kattı. Sonrasında türk kahvesi içerken Fahrenheit 451 okudum -bu kitaba da üçüncü defa başlıyorum, inşallah bu son başlangıcım olur- Kitap okurken evdekiler film izlemek istedi ve oturduk film izledik, hoşuma gidecek seviyede iyi bir aksiyon filmiydi. Sonra çocuk gibi öğle uykusuna yattım. Kalktım yine puzzle yaptım ve sonrasında yemek yedim. Yemekten sonra biraz daha puzzle yaptım ve bizim çocuklarla görüntülü konuştuk. Telefonu kapattıktan sonra spor yaptım ve duşa girdim. Duştan çıktım bir kahve daha yaptım ve oturdum yazı yazıyorum. Sizlere tüm günümü anlattım. Şu anda aklımda gece için Far Cry oynamak, viski içmek, puzzle yapmak, müzik dinlemek tarzı bir şey veya bunların kombinasyonlarını geceme uygulamak var.

Bakalım.

Pek mutlu olmasam da, mutlu olacak bir ekstram bulunmasa da dinginliği çok sevdim. Umarım bu sürecin sonu benim için Alamut Bahçeleri’dir.

Basit GoyGoy Günlükleri: 30. Gün / pandemi.1

Bugün; gerçekten çok güzel bir gün geçirdim. Her şey çok dengeli ve dingindi. Sanırım bir süredir ihtiyacım olan bir şeymiş bu dingin hal. Sabah erken uyandım, tüm gün çok fazla yemek yedim ve istediğim şeyleri içtim, inanılmaz başarılı bir şekilde puzzle yaptım, spor yaptım, eksik kaldığım bazı programlar vardı onları izledim ve gece yarısı tüm eve yemek yaptım. Eminim arada aklıma gelmediği için kaynayan bir etkinlik vardır, çünkü benim için o seviyede bir gündü.

Yıllardır o kadar işe entegre yaşıyorum ki bugün yaptığım her şeye yabancı kalmışım. Öyle çılgın işkolik biri değilim ama sevdiğim herhangi bir şeye olan köreltici bağlılığım bunu bu hale getirmiş.

Keşke her bağlılığıma yalnızca karantina kadar mesafe koyabilseydim.