Yalnızlığıma düşman bütün kahramanlarıma gelsin bu yazı.

9 Temmuz 2013

Allah biliyor Tokyo Drift’in OST’leri dinliyorum.

Merhaba;

 Lan yazıya başlayamıyorum ! 4 kere silip yeniden denedim, sonunda isyanım geldi ve sonuç… Kusura bakmayı cidden, özür dilerim. Haykırmak istiyorum son günlerde.Hepiniz tatil yaptınız ben hala İstanbul… Ama siz gittiniz ya, olmadık işler yapıyorum, geçen Pierre Loti’nin kapanmasından sonra oturmaya devam ettik rica ederek.O manzarayı gece yaşamak için hayatımdaki insanların %97’sini gözüm kapalı verirdim, Allah’tan gerek kalmadı buna.Kurtuldunuz köfteler sizi !

So whatever…

Dövme yaptırdım… Kan, ter, gözyaşı derler ya hani, işte o buymuş.Oğlum kimse bana oranın en hassas yerlerden biri olduğunu söylememişti.Çocuk, dövmeyi yapmadan 10 defa sordu emin miyim diye, ben de yiğitliğe bok sürdürmemek için vur usta vur dedim.AH ! Dayımoğlu derler Ege’de ya da Bubamoğlu… DAYIMOĞLU O NE ACIYDI BE !? Ama adamın elleri valla hafifmiş; ben acıdı dedim uyuşturucu krem sürdü, elini çabuk tuttu ve sonuç… Lan dövme bittiği anda -Özgür fotoğraf çekti ilk- aynaya baktım, o kadar hoş bir şey ki hemen ikinci dövme için oturmak istiyor insan.Güzel bi’ his yani işte.

Bu arada bir şeylerden bahsetmek istiyorum size.Kardeş kelimesi gerçekten çok güzel bir kelime… Bizimkilerle başka bir tabir kullanamazdık çünkü.Lan dövmenin fotoğrafını atıyorum; biri zaten yanımda benim dikkatimi dağıtmaya çalışıyor, diğeri fotoğrafın altına yorum atıp “Kardeşim dayan acıya geliyorum.” diyor.Gerçekten farklı bir his, bugün evde 5 tane arkadaşım vardı.İlk dövmemi yaptırdığım gün beni yalnız bırakmamaya çalıştılar.Bir o kadar da her saat başı arayıp kontrol edenler vardı krem sürdüm mü diye.Harbi ilginç insanlar bunlar.

Hayatınızda isimsiz kahramanlar olsun.Size demeye çalıştığım o işte.Ama isimsiz derken hani grup halinde “kardeş” dediğinizde hepsinin yüzünün güldüğü.Lan oğlum harbi destek olsunlar size.Çünkü insan yalnızken çok hata yapıyor.Yalnızlığıma düşman bütün kahramanlarıma gelsin bu yazı.

StaySwag&Strong

Kemal 🙂

Futbola aklımın erdiği ilk zaman 2002 Dünya Kupası’dır.

1 Temmuz 2013

Merhaba;

İyi akşamlar, size bu akşam futboldan bahsedeceğim.İlgisi olmayanlara şimdiden uyarımı yapayım da ben.Ama belki size bir taraftarlık katarım okursanız.

Futbola aklımın erdiği ilk zaman 2002 Dünya Kupası’dır, ama onunda bir hazırlık süreci var.2002’de turnuva başlamadan tutacağım takım belliydi, Brezilya.Bunun nedeni için sizi o Dünya Kupası’ndan 4 sene öncesine 1998’e götürmeliyim.Çünkü her şey orada başladı… Ben ‘98 yılında PlayStation aldım, düşünsenize 4 yaşındaki bir çocuğa dünyaları vermek gibi bir sey.Zaten o sene kardeşim doğmuş… Evde artık tüm ilgi bende değil, bende kendimi PlayStation’a kaptırmışım.Ailemde bu durumdan memnun çünkü kıskançlık yapmıyorum ve keyfim de yerinde.

İşte böyle bir durumda sürekli Fifa99 oynayan bir çocuk düşünün.Ama oyun diye laf etmeyin ona. Oynayanlar bilir, o sadece bir oyun değil, hayat şeklidir.Futbolun globalleşmesinin ve bütün dünyanın, her futbolcudan haberinin olmasinin nedenidir.

Neyse işte; oyunda seçilebilecek iki tane banko takım var.Bakın orada yazan isimleriyle yazıyorum, cunku o zaman onlarin ülke olduklarını bile bilmiyordum… “Brazil & Argentina” takımlar cok tanıdık değil mi.İki takımda mükemmeldi, onlarla kaybetmiyordum yani.Ama zaman geçtikçe tipik özelliklerim başladı… Artik bir takımı sahiplenme zamanıydı.Sarı forma giyen esmer vatandaşlar daha cool duruyordu.Adamlar bir de daha zevkli oynuyorlardı oyunu… Bende ister istemez tercihimi yaptım.

Sonrasında, 2000 yılında Cafu, Elber, Carlos, Rivaldo ve tabi ki El Fenomeno Ronaldo isimlerinin oynadığı takımın adının Brezilya Milli Takımı olduğunu öğrendim… Hayranlık devam etti tabi, ama sonrasında bir şey oldu… 2002 Dünya Kupası ! Ve şansa bakın Milli Takımımızın ilk maçı Brezilya’yla.Maçı hepiniz bilirsiniz Brezilya bizi 2-1 yendi ilk golü Hasan Şaş attı ardından Ronaldo ve sonrasında penaltıdan Rivaldo… İşte ben o zamandan sonraki bütün Brezilya kadrolarını ezbere sayarim.Çünkü o Brezilya o sene dünya şampiyonu oldu.

İlerleyen yıllarda Brezilya’da düşüş başladı… 2006 Dünya Kupası ardından 2010 Dünya Kupası’nda Brezilya kadrosunda ilk defa defans oyuncuları daha ön plandaydı.Ama benim için bir şey değişmedi, yani bir çok Avrupa takımı ve futbolcularını sevsem bile onların adı bende başkadır.

Bu yazıyı neden yazdığıma gelince… 2014’te yani seneye Dünya Kupası’na Brezilya ev sahipliği yapacak.Yani Maracana’da dünyanın en iyi takımı kendi evinde oynayacak.Bu artık bir futbol olayı değil.Çünkü yeni Brezilya eksini aratmıyor.Bu senenize onlarla renk verebilirsiniz, bunu hak ediyorlar.Umuyorum ki seneye onların şampiyonlugu hakkında yazarım ve hep beraber kutlarız.

Bu da en uzun yazım oldu.

StaySwag&Strong

Kemal 🙂