Sanki sensiz yaşayabilirmişim gibi hissetmeyi özledim.
Yazar: H. Kemal Gündoğdu
Uykuyla aldattığım düşlerim var.

Yemin ederim o kadar çok özledim ki.
Bir kere gördüğüm bir kızı hayatım boyunca mükemmel sanmam gibi her şey.
Of !
O kadar güzel olmasalar bile tarzlarının hala deli gibi hoşuma gittiği iki kız var, onlar hakkında bir şeyler anlatacaktım.
23 Haziran 2014
Kid Cudi – King Wizard
Merhaba;
İyiyim, moralim falan yüksek hayatımın kontrolü bende olduğu sürece iyiyim.Kendimi böyle teselli ediyorum son birkaç gündür sanki gerçekmiş gibi.Bu adamı dinlemeyi de bu yüzden çok seviyorum, sanki omzuna kadar betona batmış halde.Kaçamadığı gerçekleri varmış gibi, onu mecbur bırakan nedenleri falan.Hayal kurmasında veya kendini anlatmasında engel yokmuş da hayalini yaşamaması için oluşturulmuş bir düzenin tuzağına düşmüş gibi, sevimsiz ama gerçek.
İlk albüm merakım başladığı zaman bunun şarkıları da çıkmaya başlamıştı.Böyle konuşmak istediğini konuşabilen, hayatından istediği gibi şikayet edebilen biriydi.Şimdi şimdi anlıyorum ne anlatmak istediğini.Hayatında olan kişilerle ilgili değil sorunu, kurgulayıp eksik kaldıklarıyla ilgili.Sürekli ileri atılan planlar yoruyor insanı, bir saatten sonra yaşadıklarından zevk alamıyor.Her zaman böyle değil mi ? Yaşadığın zaten kolaydır, aklın hep yaşamadığında kalır.Seni yer bitirir o.Elinden hiç bir şey gelmez, çünkü kendi bildiğin, hissettiğin dışında hareket edemezsin.
Oysa sistem sana sürekli şükretmeyi öğütler.Sınavlarının üstesinden gelmeni, sınavların sonucunda yarattığın kaderini mutlu bir şekilde yaşamanı öğütler.Bu yazılı olan bir kural değildir tabi ki, etrafımızdaki ortalama hayatların sonucudur.Çevrenin normları dışına çıkmaz ve yaşadığın kadarına şükredersen iyi bir örneksindir.Ama eğer kendine güvenin varsa işler değişir.Normları belirlersin adın farklı insan olur.Başarısız olursan salak, başarılı olursan ukalasındır insanların gözünde.Çok da sevimli şeyler değil tabi.
Burada devreye ailen girer.Normları genelde kendi ailemin belirlediği bir çevrede büyüdüm, hala da aynı çevrede yaşıyorum.Bunun yarattığı zorlukları çok gördüm; öncesinde farklı ve ukala, sonrasında ise gereksiz olmak kavram kargaşasını tetikliyor.Bunu atlatmam uzun sürmüştü ki işte bu sebepten şu anda olduğum durumdayım.Yaşamımı kurmak, bir şeyler yapmak istiyorum çünkü bu benim alışkanlığım.Ama elimde patlaması durumunda yaşayacaklarımın ailem üzerinde yarattığı korku, şu anda yaşadıkları zorluklarla birleşince benim önüme aşmamı imkansız kılan engeller çıkarıyor.Oysa babamın başarılı olma yoluna girdiği yaştayım.
Aslında bunları konuşmasak bile olurdu, sevimli ilişkiler hakkında yazı yazmak için oturmuştum.Sonrasında bir anda hikaye değişti.O kadar güzel olmasalar bile tarzlarının hala deli gibi hoşuma gittiği iki kız var, onlar hakkında bir şeyler anlatacaktım.Ne kadar süredir hoşuma gidiyorlar bilmiyorum aslında, ama biriyle konuşmayı denemiştim olamamıştı diğeri de bu sebep doğrultusunda kafamda son bulmuştu.
Hayatımın ortasına çakılmış bir kazık gibi, en büyük sorunum “yapamamazlık”.Zincirim bu kazığa bağlı ve ancak onun “yeterli” dediği mesafe kadar gidebiliyorum.Sürekli aynı yuvarlak içinde gezip, gidemediğim yerlere imreniyorum.O kazığı söktüğüm anda başlayacak anlatmaya çalıştığım şeyler.
İyi geceler
Kemal 🙂

Geçen Ataköy sevdasına yürüyüş derken donuma kadar ıslandım.
Gördüğün her parlak şey altın veya elmas olmak zorunda değil.
19 Haziran 2014
Wiggle – Jason Derulo
Merhaba;
Gördüğün her parlak şey altın veya elmas olmak zorunda değil.Taviz verilmeyen zevklerin yarattığı gereksiz eleştirmenlikler hiç hoşuma gitmiyor.İnsanın ukala olmasını anlarım, karakter meselesidir, ancak eleştirmenlik bu seviyelerde sadece yeni zevklerden uzaklaştırır insanı.Bunu neden yazdım… İnsanlarla farklı şeyler konuşmayı çok severim, belki bir şeyler öğrenirim diye.Ancak son zamanlar bakıyorum da genel bir konu beğenmemezlik var sanki.Yaptığım şeyler hoşuna gitmese de çok şey öğretti bana.Benim de hiç hoşuma gitmez mesela boş anıları dinlemek ama patlatmıyorum anlatılan konuları.Sen de otur dinle belki bir şey bulursun kendince zevkli.Böyle bir şey işte; şahsi bir sinir değildi bu sadece dediğim gibi hobi lan bunlar zaten her şeyini anlatamam bunların, o zaman hobi olarak yaptığım şeye ihanet ederim.İki dakika konu olsun bize.
Neyse işte.
Dün Demet’le buluştum.Klasik yine oturduk konuştuk, biraz dertleştik diyelim.Konuların arasında bir tespitim vardı ona değindim; beni hiç mutlu etmese de benimle tamamen aynı fikirdeydi, çok dokundu içime.Şaka bir yana dedim ki; Tiziano Ferro, Ricky Martin‘in genç hali ve Lee Ryan gibi tiplerin 2000’li yılların başında karizmasının artması beni hala ayakta tutan.Çünkü ne zaman ki bu tipler ekranlardan çekildi işte benim çöküşüm orada başladı.Böyle kaslı kaslı sakallı tipler sardı etrafı, benim bütün piyasam yerlerde.Ricky Martin bile dayanamadı koca adam önce sakal falan yaptı kaslar falan iyi gidiyordu sonradan bir baktık gay oldu 🙂 Tiziano Ferro öldü sandım bir ara o kadar uzaklaştı o da bu olanlardan sonra, yazık oldu koca adama ’80 doğumlu o bi’ de.O sebeple elimden bir şey gelmez bu sebeple ben de kendimi en iyi tanıtabileceğim kıza kadar bekleme kararı aldım, baktım geldi öyle bir kız başlarım konuşmaya.Çünkü artık eskisi gibi öyle yazan eden yok, sapık anonimim bile kalmadı siz düşünün… Piyasası sönmüş pop müzisyenleri gibi hissediyorum.Sanki başarısız da olsa kariyerime devam etmek ya da klas bir şekilde çekilmek yenilgiyi kabul etmek arasından karar vermek gibi.Satmayan bir albüm falan çıkarırım iyice rezil olurum falan.
Bu arada gelelim şarkıya.Böyle bir beat var mı ! Canıma kastetti bu şarkı “wiggle wiggle wiggle”.Ve gerçeküstü bir şekilde rahat söylüyorlar şarkıyı.Hadi Snoop‘dan beklenen hareketler bunlar da Jason sen ne yaptın bunu açıkla… Kadife gibi ses bu kadar cool kullanılmasın bir daha.Cidden takıntıya yol açıyor, hoş değil.Ve bu Brezilya’lı Dünya Kupası günlerinde inanılmaz gitti.Her maçı izliyorum, evde sapık gibiyim; saat tanımaksızın maç izleyen bir tip.
Bitirmeden şunu anlatmak istiyorum; istatistikten kaldım.İşte buna içilir… Üniversite hayatımın ilk bütünlemesine bu yaz giriyorum.Sistemi bir açtım bildiğin kocaman bir F yazıyor.God damn ! Çok iyi sövdüm allahtan içimde siniri kalmadı.Ama çok üzülmüştüm, normalde derslerim çok iyiydi ama durum ortada… Patladık, hiç hoş olmadı.Vartan da kaldı zaten, sınıfın kalan on kişisiyle birlikte… Bütünlemede şenlik var.
Ben gidiyorum.Kötü bir yazı olmadı sanırım, benim hoşuma gitti.Büyük ihtimalle yaz boyu İstanbul’dayım daha görüşürüz, ben yazarım size…
Kemal 🙂
Her hikayem eksik kalmış,
Oysa yaşarken çok kolay biterdi…Meğer biten benmişim o an.

Bu şehirde gezmek güzel.
Uyan !
Uyumak için önümüzde sonsuzluk var.

Bir tek ben mi çok etkileniyorum bundan ?