Ay’a gidicem; fezada uyuyup, fezada uyanıcam.

Çoğumuz farklı sebeplerden dolayı gitmek istiyoruz… Ya hepimiz hep terk edildik, ya da gidişlere doymuyoruz.

Tabi bir de gelsinler peşindeki kökçüler var.Onlar da nereye gitse, millet gelsin peşinde.Zannedersin değnekçi.

Bu kadar gel gitin içinde kendime bir yer belirledim… Ay’a gidicem; fezada uyuyup, fezada uyanıcam.Ne gidecek başka yerim olur, ne gitmeye itecek nedenim.Huzurlu, sessiz, insanlık manzaralı; eksikliğini hissettiklerim.Bir de kendini keşfedene kadar süren yalnızlık var, enfes.

Sabahları, güzel bir şey olsun da mutlu uyaniyim diye neden arıyorum.

Her sabah boş boş uyanıyorum.Hepsi aynı, hepsinde “yine mi şu var, yine mi bu var” bıkkınlığı.

Gökyüzünü sevdiğimden ve o köylere hasta olduğumdan mütevelli Melih İsviçre’den atmıştı fotoğrafı.Muazzam tatlı bence…

Sabahlar hep hayal kırıklığı.

Bol alkollü olmak;

Şu an bol alkollüyüm,

Temiz havaya aç, kusmaya çok yakınım.

Belki yarın yazdıklarımdan pişman olabilirim, ama Ömer Hayyam bunu düşünmezdi.

Az önce yanımdan geçen hayal meyal gördüğüm kedi bile benden daha ayık.

Akşamları yaşamayı bu yüzden seviyorum.

Yalnız ve içten.
Bol alkollü ama sevecen.

Kaldırımlar bana düşman kesilmişcesine yüksek nedense,

Sokağımın köpekleri az önce selam verdi, asaiş berkemal;

Sokağımı bulmanın güveni, yaratana verdiğim değerle ölçüşemez tabi.Ama kesinlikle onun bir hediyesi.

Teşekkürler,

Hepinize.

Severek yaşıyorum,
Ama kesinlikle yaşamayı sevmiyorum.