Yarınlara Umut Bağlayanlar Serisi: Yaz Esintisi

 Akıntıya hakim, yatağa teslim; öyle güzel bir “uyku öncesi hal” yaşıyorum ki şu an anlatamam.Uyku haplarının verdiği suni huzur ve gecede üç rüya garantisi kadar yüksek standartlı hayatım.Sıcak vücudu pencereden okşayan naif rüzgar mı desem, bu rüzgarın hatırlattığı yalnızlığa aidiyet mi desem bilemiyorum.Zihnim ve ruhum aynı çizgiyi yakaladığından beri özlediğim o anlatılamayan şey, hafif yaz rüzgarı kadar yakın, huzurlu ve soyut.

 Ben kendimi hep düşüncelerde buldum, yaşarken kaybettim.Ve en kötü kabusum şu yaşadığım hayat oldu benim.İyisiyle kötüsüyle her rüyamdan uyandım, bi’ bu hayattan kalkamadım.Ve sırf bu hayattan olmayan bir şeyi anlatabilmek için bu kadar teşbih kullanmayı öğrendim.Hep anlatmaya çalıştığım şeyi açıklama, daha net anlatabilme çabasına girdim.İşe yaradı mı, ya da neden anlatma derdine düştüm bilmiyorum.Bir nevi ayna gibi görüp yüzleştim aslında kendimle.Yine de onun mucizesiyle var oldum, o istedi diye yaşıyorum.Ama yine de imkanım olsa Hayyam gibi konuşurdum:

Elimde olsa dünyayı küçümserdim;  
İyisine de kötüsüne de yuf çekerdim;  
Daha doğrusu bu aşağılık yere  
Ne gelirdim, ne yaşardım, ne ölürdüm.

 Neyse işte yaz ve huzur bana hep yakın gelir, mutlu akşamlar.

Yarınlara Umut Bağlayanlar Serisi: Memento Mori

İstediğim her saniye yazabilirim.Bu bir ego patlaması değil.Bazen iyi olur bazen kötü, bunun önüne geçemem.Günlerim gibi aynı; kimi bir hediye, kimi adeta sınav.Ama her şeyden önce ben ölümle yaşıyorum, siz adeta ölümsüz.Kendini bilmezlik moda olduğundan beri kaybettiği canlara çürüyen beden muamelesi yapmak artar oldu.Nedendir hiçbi’ fikrim yok, ne bu güven.Ölümle barışmayı öğrenmeye çalışırken, kendimi unuttuğum günleri kime nasıl anlatabilirim bu saatten sonra.

Anılarım benden önce vefat etti, ama varlıkları benimle baki.Ben gidince varlığım sevdiklerimle baki.Yani her şey bi’ şekilde baki, bi’ şekilde hepsi bir.Sonuç Yunus’un da parmak ucuyla gösterdiği nokta gibi “Kamu alem birdir bize” lafına varıyor yani.Bu biraz panenteizme kayıyor farkındayım.Ama bırakın da lise felsefe derslerinde ezberletilen olguları hissederek, “-izm” dogmalarından korkmadan huzurumuzu yaşayalım.

Çok şeyi unutmak istiyorum, olmuyor.Olmayınca unutulmak kolay olur mu diye düşünüyorum.Duvarlar üzerime geliyor.Bilmediğim yolların sınır çizgileri sanırım bu üzerime gelen duvarlar.Hayallerimle o duvarları yarıştırıyorum.Hayallerim hep kazanan, zihnim en birinci.Zaten beynim beni hiç yanıltmadı, tek sorun zaman onun hızına ayak uyduramadı.Zaman yavaş geçiyor ama hayat çabuk bitiyor.Bunun üzerine yapabilecek bir şeyim yok, zamana hükmeden ben değilim şahsen.

Bazen elden pek de bir şey gelmez ya hani…
Sadece bir insan olduğunu hatırla.

Yarınlara Umut Bağlayanlar Serisi: Daraldım

Daraldım, kalp atışlarımı kafamda hissetmekten sıkıldım.Yorulmak istemiyorum, sakinlik çok mu uzak bilmiyorum.Belki de haketmiyorum.Haketmiyorsam da neden etmiyorum mk, biri açıklama yapsın.Bir haftadır hiç alkol almadım.Şöyle güzel bi içsem, bi ferahlasam belki hepsi geçer.O kadar serbest çağrışım kafasındayım ki, hayat benim kadar hızlı hareket edemiyor.Küfürlerim havada uçuşuyor.“Niye gülmüyon ?” demesinler diye zorla gülüyorum, yanaklarım ağrıdı.Şikayet şikayet şikayet, nefesim rahatlıyor küfür ettikçe.Paragrafsız yazdım, o derece flex sövüyorum.Bi adet güzel gülen terapist bulsam, gelecek derdi de olmasa bugün evlenirim hani.Hadi hayatı yarınlara bırakmaya devam.

Yarınlara Umut Bağlayanlar Serisi: Serfoş vol.2

Kara olsun kaşların, benzesin kömüre.Senden ayrılması zarar olsun ömrüme.

Rakı şişesinde ormancı oldum az önce.Ben sarhoşum ya kara tren bile vaktinde gelir.Bi’ de sevgili bu akşam bütün meyhanelerini gezdim İstanbul’un.Seni aradım kadehlerdeki dudak izlerinde.

Bana sensiz biten bir günün sonunda yine her yol ev.Yarınlar hep umut, yarınlar sana yaşanır.