Basit Goy Goy Günlükleri: 12. Gün / Eleştirel Zırvalar

Tribe girmenin sebebi yok, hadi birbirimize kibarından laf sallayalım.Kocaman eziklerin, kocaman kaidelerinden ibaretsiniz sadece

-elde var bir-

Bu cümledeki kaidenin ne olduğunu anlamak için Şeker Portakalı okumak yeterli olabilir.Olabilir dedim, çünkü algınıza ve algı hızınıza pek güvenmiyorum

-bak bu iki-

.Sizin kadar anlayışsız ve sevimsiz olsam pek de yaşamak istemezdim şahsen -ve de üç-.Ne anlıyorsunuz bu denli boş yaşamaktan ? Bilmediğiniz bir hayatın ortasına atılıp da “hadi yavrum çok başarılı ol” diye direten ebeveynlerinizin egosundan ibaretsiniz sadece -dört oldu, devam-.Zaten doyum sağlayamayacağınız hayatlarda, rol biçildi diye yaşıyorsunuz, çok yazık.

Aslında bu yazıyı sizin jumbo çöp poşeti boyutundaki leş benliğinize yazmadım -ahanda beş-.Benim hedefim sanatçı olduğunu iddia eden, duygu sahtecisi işportacılaraydı.Bunlara biz aramızda tiyatrocu diyoruz -üf be o biçim altı- ama siz ne dersiniz bilmiyorum.Rahmetli bir sanatçının arkasından “O güzel insan borçlarıyla, sefalet içinde öldü” diye direten, samimiyetsiz -yedi- köpeklerden başka bir şey değiller.

Sürekli aklıma “Kele ‘yıkandın mı ?’ diye sormuşlar, ‘tarandım bile’ demiş” örneği geliyor.Yokluktan var ettiğimiz cevaplarla büyüttüğümüz insanların, kul hakkına giriyor muyuz diye dert ediniyorum.

Ama onlarında günahına ben girerim, siz rahat olun !

Sana yandım, sana vardım, sana söndüm, sana sondum.

14 Aralık 2016

Gaye Su Akyol – Berduş

Merhaba;

Eriyorum senin sebebine, sen de eriyor musun şeker ? Bize varan hikayeler bitmiyor konuya hakim bir dil olunca anlatan.Ne sen vazgeçiyorsun hayatından ne de ben.Öyle ki varımızdan vazgeçmenin imkansız olduğu hal gibi yokluğumuzdan da vazgeçmiyoruz.Biz yokuz, bundan kime ne, peki hala niye yokuz diye konuşuluyoruz ? İnsanlar susmuyor ve biz ölemiyoruz.

Yazık.

Armutların iyisi ayılara gider, ayvaların en güzelini de ben yerdim bir dönem.Hayat o lezzetleri bize yaşatma sevdasında çırpınır dururdu, fakat hayat da gayesi sevdasına berduş oldu sana adanan yollarda.Bilmemek hayattaki en sevmediğim şeylerden biridir, ama şu konuda elimden başkası gelmiyor.Bilmiyorum.

Her daim güzel olana ne denir ki ? Ne tepki gösterilmeli her konuda güzel kalana ? Bu dünyadan değildin, bu aşikar.Ama bu dünyada var ettiğin bana yaşattığın yokluk saçma değil miydi ? Böyle bir ikilemi kim hak ederdi ki.Benim dilemmam olarak kalmak sana ne kattı.Sevgimin solması, saygımın kararmaya yüz tutmuş hali beni de mutlu etmiyor tabi.Ama bu kadar kapalı yazmaya mahkum bu elleri suçlama hakkına erişemedin henüz bunu da bil.

Ben çok küçüktüm.Sana yandım, sana vardım, sana söndüm, sana sondum.İşin kötü yanı ben küçükken de hayat bitti.

İyi geceler.

Kemal 🙂

Yarınlara Umut Bağlayanlar Serisi: Serfoş vol.21 Yetmişlere Yetemeyen Ömür

Aklım yetmişlerde kaldı benim, nedendir ki ? Bu soruma cevap verebilecek hanım arkadaşa kardeşimden bir doğum günü pastası sözü veriyorum.Bilirsiniz ben sözlerimi tutarım.Hayat hızının halen minimumda kaldığı en entellektüel, yeni nesil tarihlerdir bana göre yetmişler.Bu sebeple; sadece zihnen değil, bedenen de kendimi oraya ait hissediyorum.Sanırım açıklamamın kabul görür tarafları var.Yani beni tanıyan biri, sırf şu açıklamam sebebiyle beni yetmişlere postalayabilir.Lütfen olsun, lütfen beni yaşadıklarımdan en az kırk sene öncesine postalayın.Şu yazdığım son cümle yüzünden umut veren arkadaşlarım bana küsebilir, dediklerimi ve yaşadıklarımı beğenmeyebilir ama elim mahkum, pek de kusura bakmasınlar.

Demirel, Türkeş, Erbakan ve Metin Feyzioğlu’nun dedesi Turhan Beyefendilerin gayet akıl dolu ve saygılı siyasetlerini okusaydık gazetelerden.Yeni Rakı içip, sarma sigara dönseydik beraber.Bol bol uyuklasaydık ve geleceğe doğru konuşsaydık.Darbeden önce, kalan son on yılımızı da har vurup harman savursaydık.

En delikanlı sanatçıların, çakır keyif vaziyette çıkardıkları eserleri dinleseydik.Rakı şişesine balık, kafeslere kanarya, dağlara turna olsaydık.Kendimizi ülkenin imkansızlığında arasaydık.İçe doğru çıkılan yolculuğumuzu imkansızlıklar yardımıyla mutlu sonlandırsaydık.

Ama olamadık, kırk sene kadar kenara sektik.

Yazık, neyse.

Ben az biraz sarhoş oldum.Bu sebeple gönlüm kaydı geçmişe doğru.Olur öyle şeyler, mazur görün.Mazim yetmişlerden yirmi sene sonrasına dayanıyor en iyi ihtimalle.Bu sebeple kalbim kırık, gözüm yaşlı ayrılıyorum bu yazıdan.Üzgünüm, affedin.

İyi geceler.