Yazı yazmam gerekiyormuş, ben de yazı yazıyorum.

Yazı yazmam gerekiyormuş, ben de yazı yazıyorum. Daha öncesinde canım karım gün aşırı yazı yazmamı isterdi, “haklısın hayatım” derdim ama yazmazdım. Bu pazar günü sayın hocam da “Bu hafta yazı yazmanızı istiyorum” diyince, artık yazı yazmam gerektiğini anladım. Bana kalsa yazı yazmak artık eskide kaldı, elime aldığım 0.5 uçlu kalemimle gün içerisinde aklımda uçuşanları not aldığım kağıdı akşam yırtıp çöpe atmak daha havalıydı. Ama bu zekaları işe yarayan insanların dünyasında pek geçer bir akçe değilmiş. Benim kafam zihnime çalışıyor ve bu da dış dünyada pek bir işe yaramıyor. Kafamın içi ve dışıyla bambaşka iki dünyanın sakiniyim artık. Ne büyük şanstır ki yalnız değilim, doğru bir birliktelik içerisinde birbiri için gayret, saygı ve aşk besleyen bir ilişki dahliyle yaşıyorum bunları. İş ve sosyal yaşamda yarak gibi bir süreç geçirsem de zihin yapıma paralel ev ve özel hayatımda sırça köşklerde yaşıyorum. Buradan ne çıkarmalıyım? Vazgeçtim, bunu sonra konuşuruz. Şu anda bilerek tek paragraf yazdığımı belirtmek istedim, çünkü böyle hissediyorum. İçimdekiler çok büyüyor ama kafamda tüm bunlar için hala yer var. Daralıyorum ama sıkışmıyorum, bunalıyorum ama patlamıyorum (burada içler dışlar çarpımlı kelime oyunu var, aslında daralıyorum ama patlamıyorum gibi, teşekkürler) Geri dönüyorum, buradan ne çıkarmalıyım? Bence kendimi hariç tuttuğum veya bir paydaya ortak olduğum hayatımdan zevk alıyorum. Fakat aksi durumlarda, kalabalıkta yalnız veya dışarıda bırakıldığımda kendimden ve hayattan rahatsızlık duyuyorum. Kendimle kalmama bile izin verilmeyen yalnızlığa mahkum olduğum çevrelerden nefret ediyorum. Sahte olan hiçbir şeyi sevmiyorum. Hayatta herhangi bir şeyin nezaketen veya kural olarak var olduğu noktalardan tiksiniyorum. Her noktada samimiyet, özveri ve ilgi istiyorum. Bunu daha fazla açmayacağım, sadece motto olarak kalsın. Çünkü bu cümleyi nezaketen kibarca yazdığımı hissettim, küfür kıyamet açıklamaktan çektim kendimi. O sebeple bunu devam ettirmek samimi değil. Bitiriyorum, yazıyla ilgili olarak da herkes kendi paragraf sonunu bulabilirse kimse kimseyi şişirmek durumunda kalmaz.

Son olarak tüm bu süreçte eşimin hastası olduğumu belirtmek isterim.

Kemal 🙂

Yorum bırakın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.