Yazacak en ufak bir şeyim yok. Keyfe keder kimonomu giymiş, hafif viskili bir halde yazıya oturdum. Aynı keyfe kederlik seviyesinde Kendrick Lamar dinliyorum, mutluyum çok şükür. Her şeyim yerli yerinde yani. Güzel bir içmek hali, herkese tavsiye ederim. Bu yazı pek de yokmuş gibi davranacak ve kısacık yazacağım.
Bugün hanımla “Buldumcuk.” isimli bir fotoğrafımı paylaştım bazı sosyal mecralarda, bu beni ziyadesiyle mutlu etti. Metro durağında anlık bir biçimde, onun aklına gelmesi sonucu oluşan bir fotoğraftı ve çok tatlıydı. Kameraya bakar vaziyette, yan yana ve zamanlayıcıyla çekilen bir fotoğraftı ve bence çok tatlıydı. Üçüncü nesil müzik yapan delikanlıların albüm kapaklarına benzeyen bir fotoğrafım oldu benim de, gerçekten mutluyum. Gayet de içime sindi.
Beni bu müziğe bağımlı kılan Atlanta Bankhead’li rap sanatçısı T.I.’ın şivesiyle dillendirebileceğim gibi “I got errrthing tonight.” Misafirlerim mutlu ve uyuyorlar, loş ışıkta vanilyalı mumlarım burnuma bayram yaşatıyor ve Famous Grouse onlarca yıllık dostluğunu yanımdan eksik etmiyor. Kendimi hareketsiz bırakacak kadar yorganım var ve üst üste örterek yattığımda beni çok mutlu ediyor.
Çok şükür.
Yazının başında belirttiğim gibi, bu yazı pek de yazılmamış gibi davranacağım. İhtiyaçlarımızı dört kollu bir canavar olarak çözebildiğim bir dönemdeyim. Böyle bir dönemi yaşamaya ihtiyacım varmış belli ki. Kendimi pek de bilmediğim yerlerde buldum. Dualarımın sonucu rabbimin görünmezinden verdiğini hissediyorum. Meğer her şey burnumun dibindeymiş, bir kokunun kaynağı hariç nefes almama bile gerek yokmuş.
Şimdilik iyi geceler diliyorum. Dünyanın en büyük rap sanatçısının yazdığı gibi:
“If I take another one down I’ma drown in some poison abusing my limit”