Bu yazı, yazmamak için kendime şart koştuğum bütün ikilemlerin üstesinden geldi. Bu sebeple kendimi bu yazıyı yazmaya mecbur hissediyorum. Esasında üç haftadır taslaklarda hazır hissetmeyi beklediğim bir yazım var. Ancak ona rağmen kefeni yırtmış bu yazımı paylaşmak durumundayım.
Taslaklardaki yazım harici yazacak hiçbir şeyim olmadığı için sizlere bugünümü anlatacağım. Basit bir günlük yazısı olsun istiyorum.
Bugün kalktım ve herhangi bir günü renklendirmek için ne yapabilirim diye düşündüm. En sevdiğim takım elbise kombinlerinden biri olan seçimlerimi giydim ve lacivert yaka mendili taktım. Lacivert yaka mendili çok sevdiğim birinin hediyesiydi, o yüzden güne bir sıfır önde başladım. Otele geldiğimde ilgilenmem gereken bir organizasyon vardı ve tüm günümü ona ayırdım. Yalnızca birkaç saatlik bir iş/arkadaş sorununu çözmek için bahçede kahve içmem gerekti.
Her neyse
İşten çıktıktan sonra sözleşmemizin üzerine Serhan’la buluştum ve beni evinde misafir etti. Akşam yemeğimizi yedik, çay içtik ve mezelerimizi hazırladık. Sonrasında da bu vakte kadar raï eşliğinde alkol alıp dertleştik. Ben canımı yakanlardan ve kendimi güçlü hissettiren yeni arkadaşlıklarımdan bahsettim, o da işi ile ilgili hayallerini anlattı. Sonrasında da son içkilerimizi odalarımızda kendi müziklerimizle içmek üzerine dağıldık.
Bana iyi gelme gayretinde olan herkese ömrümı feda etmeye devam edeceğim. Benimle iyi geçinemeyenlerin yanlışını ne yazık ki üzerime alamayacağım, çünkü ben her şeyini verme gayesiyle birliktelik kuran bir insanım. Bundan da utanmıyorum.
Ha şöyle ki, kendim için hazırladığım şovları yaşayacağım günleri de göreceksiniz. Size söz veriyorum.
İyi geceler.