Yarınlara Umut Bağlayanlar Serisi: Serfoş vol. XLII Erken Buzul Çağı

Son günlerde yokluğun yağmur sonrası kış gibi,
Tıpkı güneş umuduyla dert edindiğim sıcaklığının yoksunluğu.
Gideceğine halen daha ihtimal veremiyormuşum gibi,
Yarınlara bağladığım umutların beni bir bir yüzüstü koyuşu.

Şeklen bu eskize uyan kenar mahalle şiirlerine veya tribün bestelerine olan merakımı birçok sebebe bağlayabiliriz. Aynı şekilde Yıldız Tilbe ve Subutay Kesgin’e olan aidiyetim ve görünen kişiliğime olan uzaklığının da sebebi aynı.

Çünkü yurt toprağının suyunu geçim sıkıntısıyla içtiğinde ister istemez Hakan Altun ve Cengiz Kurtoğlu’na muhtaç hissediyorsun kendini. Ki bir de bunun yanında boynunun sol yanında bittiğimiz bir gül goncası varsa, dokunmayın efkarımıza.

Arabesk ve oryantalist kültürümün aidiyeti haricinde birkaç cümle kurmak istiyorum.

Ben konuşamamaya ve bunun eksikliğini hissetmeye kesinlikle hazır değilim. Ruhen bambaşka bir hissiyatta olsam da, binbir derdime derman niyetinde bir karar almışken bu eksikliğe katlanamam.

Bu konu aciziyetimle ilgili değil.

Dediğim gibi, aciziyetimden ziyade kesinlikle bunu yaşamayı ve buna alışmayı istemiyorum. Ben pembe gözlüklerimizle dünyevi dertlerimden uzaklaşmak istiyorum her anlamda.

Yokluğuna haykırdığım hislerin ve hatta bilmediğim duyguların mimarını tek kalemde bulunca, fenafillaha ulaşan Hallac-ı Mansur gibi davrandığımın ben de farkındayım. Öyle ki Hallac-ı Mansur, tiftik ettiği yünler içerisinde aşkını kaybetse anca benim kadar hayal kırıklığına uğrayabilirdi.

Ki yaradan, Hallac-ı Mansur’u iki saat sonra aldığı cevaplarla test etmedi.

Bu kelimeleri yazarken haksızlık ettiğimin çok net farkındayım. Ama parça parça herhangileşen hayallerimin önüne geçemiyorum. Ben bu şekilde yaşanan hiçbir şeye razı değilim.

Neyse;

Ne şekilde bir arabesk potpori yaptığımın şahsen ben de farkında değilim. Ancak bu konunun ne niyetle nereye vardığına gayet hakimim.

Bu denli sarhoş olduğum gecelerden birinde parça parça dökülüyor ve ara ara çok üzülüyorum.Yine de bu arabesk halinden vazgeçemiyorum. Çünkü dillendiremediğim şeylerin bana yarattığı rahatsızlığın önüne geçemiyorum.

Bence hiçbir yalnızlık adil değil.

Hayırlı akşamlar dilerim.

1213

Yorum bırakın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.