Kesinlikle mutlu olduğum bir noktada değilim. Rahatsızım, sinirliyim ve her şey için daha fazla mücadele etmem gerekiyor. İşin kötü tarafı da gösterdiğim emeğin geri dönüşü genelde bir teşekkür bile olmuyor.
Evet, hayatın içindeki pozisyonumuz bu. Ki biliyorsunuz, topun olduğu yer bizim için pozisyon.
Ben iyi niyetle, kendimden ödün vererek kimin hayatını kolaylaştırsam işin sonunda sivriltilmiş kazıkları sırtımda buluyorum. Bunların hiçbirini hak etmediğimi biliyorum. Bunları yaşamak ve bunlarla mücadele etmek de istemiyorum. Ama Allah’ın sistemi bu ya, benim hayatımda hiçbir şey ben istedim diye kucağıma düşmüyor. Evet kısmetliyim, aklıma takılanı hep karşımda bulurum. Fakat o karşımdakini elde edebilmek için hep kıçımı yırtmam gerekir. Ve bu noktada verilen emek de genelde kavuştuğumun tadını arttırır, ama artık bu genellemeye girmek istemiyorum.
Yoruldum.
Ben gerçekten emek vermekten, sevdiğimi memnun etmekten, hazmetmekten ve kendimi doyuramamaktan yoruldum. Bu yalnızca maddi konularla sınırlı değil. Her anlamda tevazu sahibi olmaktan ve emeğe inanmaktan yoruldum. İsyan etmenin, bir şeyi edepsizce talep etmenin hissettirdiği “ayıp” hissiyatından artık nefret ediyorum. Çünkü gözettiğim bu değerler beni sevdiklerimin iti, köpeği ediyor. Sağolsunlar bunu benim için aksine çevirmeye asla benim kadar hevesli olmuyorlar.
Bakın bu ayıptır.