Dillendirmeden çözülmesini umduğum sorunlarım var. İnşallah gönlüme göre bir pozisyonda stabil hale gelecek. Çünkü kimsenin tavuğuna kışt demedim ve bu yaşananların bir çoğunu hak etmiyorum. Bugün can dostum Serhan ile bu durum üzerine tam bir saatlik bir telefon görüşmesi yaptım. Öyle çözüm odaklı bir görüşmeydi ki, emin olun sonu hiçbir yere varmadı(!)
Bahsetmek istediğim konu bu değildi.
Teknolojiyi çok sevdiğimi fark ettim. Şöyle ki; hikayeye oyun oynarken müzik dinlemek istediğimi belirterek başlamalıyım, Eurotruck 2 oynarken radyo açmaya karar verdim ve kanal olarak da oyunun içindeki Sırp radyolarında karar kıldım. Zagreb radyosundaki Lili Marlen Türküsü kadar can alıcı olmasa da, şu günümü Sırp radyosunda Sweet Nothing Remix‘i dinleyerek güzelleştirdim diyebilirim. İşlerim dolayısıyla geceleri uyanık olmam gereken bir hafta geçiriyorum ve uykumu ötelerkenki Sırp reklamları beni tam olarak altı sene öncesine ve yeni yetme bir gencin boyundan büyük tecrübelerine götürdü. Belgrad ve yaşadıklarımla ilgili onlarca cümle yazmıştım buraya yirmi yaşındayken. Gerçekten kişiliğimi hissedip de eğlenebildiğim ilk zamanlarımdı. Yaşandığı için çok mutluyum.
İşte beni bu düşünce ve nostalji akışına sevk eden yegane şeyin bir oyunun içinde canlı radyo istasyonlarını barındırması oldu. Keyfimin kaçtığı gecelerin birinde, hafif alkollüyken sırf uzun yol sükuneti olsun diye açtığım bir oyunda, altı sene öncesine gitmem beni teknolojiye karşı duygusal biri yaptı. Bu radyo olayı haricinde hiçbir şey beni şu anki kadar sakin ve memnun bir adam yapamazdı.
O yüzden mutluyum.
Çok şükür ki keyfimce geçen günlerim oldu. Bugün de alkol stoğum sağlam, keyfim savaşabildiğim kadarıyla yerinde ve her şeye rağmen yarınlara bağladığım umutlar bana ışıl ışıl göz kırpıyor. Her şey işin sonunda olacağına varacak ve bizler daha güçlü insanlar olarak bu günlere yalnızca tebessüm edeceğiz.
O zamana kadar iyi uyuyun ve beslenmenize dikkat edin.