Yarınlara Umut Bağlayanlar Serisi: Serfoş vol.XL Düsturdan Uzak Şeyler

-İşbu yazı, yarın bir gün eylem(fiil) gerektirecek kadar alt metin barındırmaktadır-

Kırk sayısının roma rakamlarıyla “XL” olduğunu bugün fark ettim. Daha önce ihtiyaç duyduğum bir bilgi değildi şahsen. Ama bu seriyi ilk gününden beri üçer üçer planladığım için, roma rakamlarıyla kırk yazmamı gerektiren güne geldik. Kırk bir ve kırk iki de roma rakamlarıyla olup yerini günümüz rakamlarındaki üçlüye bırakacak. Sonrasında da süreç devam edecek.

Bence bu çok güzel bir gelenek ve anekdot.

Esasında dünyanın en güzel yazısını yazmak için oturmadım bugün buranın başına. Yalnızca aklımdaki kavak yellerini defedip kendime bir çeki düzen vermek istiyordum. Çünkü içeride bir yerde çok dağınık ve dalgınım. Toparlanmaktan çok uzak bir noktada bugünümden zevk almaya çalışıyorum. Öyle ki, bugün babam kendi tarzıyla “Evde sürekli türkü söylüyorsun ve yüzün gülüyor. Senin için gerçekten mutluyum” dedi. Bunun ben de farkındayım ama dillendirmek hiç işime gelmiyor. Yılın başında, ilk altı ay için kurduğum planın çok ilerisindeyim ve bu hayatta kalma durumu beni mest ediyor.

Hayata karşı olan irademin farkındaydım, ancak gücümün ve şansımın bu denli güvenilir olması gözlerimi yaşartıyor.

Öyle ki suyumu bulandıran bu asi rüzgar ne zaman bir yerlerden esse aklımın ücra köşelerinde “biraz kül biraz duman” kelimeleri dolanıyor. Normalde bu kadar kolay odaklanabilen biri kesinlikle değilim, ancak son zamanlardaki bozuk kimyam benim bu konudaki odağımda evrilmemi sağlıyor.

Bu konuda olmazlarımın olmaması ile birlikte yaşadıklarımın hissiyatı beni çok memnun ediyor.

Net sarhoş oldum bu gece yine. Hem de hiç programda yokken oldu bu. Hayatta kalmak adına mutfak işlerine merak salmıştım. Kızartma tavasının başında Gülşen dinleyerek bira içiyordum ve kendime yemek yapma gayesindeydim. Biraların sayısı arttıkça Gülşen‘in sesi de aynı oranda yüreğime dokunmaya başladı. Sonra baktım yemeği hazırlamış ve yemişim ama bu süreçte bazı şeylerin önüne geçememişim. Ve bu durum da bana nur topu gibi bir Haziran Sarhoşluğu hediye etmiş. Sonrasında dost meclisleri ve telefon görüşmeleri derken saati dört etmişiz ve bu güzel geceyi bir şekilde yaşamışız. Hatta öyle ki, en sevdiğim Gülşen şarkısı olan Ellerinden Öper bile bambaşka gelmeye başlamış gece gece kulağıma.

Ama olsun,

Halledeceğiz.

Yorum bırakın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.