Basit GoyGoy Günlükler: 38. gün / pandemi.9

-Aşağıda bir ilkokul günlüğü standartlarında günümü anlatıyorum. Sonra “vay bu yazı da ne” olmasın-

Bugün çok dingin bir gün geçirdim. İnanılmaz derecede sakin ve kendi halimde geçirdiğim bir gün oldu benim için.

Dün kahve eşliğinde sabahın ilk ışıklarına kadar pek de yakın olmadığım arkadaşlarımla çevrimiçi olarak film izlediğim için bugün ikiye kadar yataktan kalkamadım. Kalktıktan sonra da kahvaltı alışkanlığım olmaması sebebiyle direkt olarak Eurotruck Simulator oynamaya başladım. Oynarken de Spotify üzerinden Akçaağaç Şurubu listesini dinledim. Bu iki etkinlik birleşince yaklaşık sekiz saatimi oyuna harcayabildim ve bana gerçekten iyi geldi. Özellikle bu müzik listesi son zamanlarda yaşadığım hayalkırıklıkları tabanlı git gellerin karşısında beni sürekli olarak rahatlatıyor, ben de müzik dinleyemeye ayırdığım vaktin çoğunu ona harcıyorum. Oyunla ilgili olarak da meraklısı nasıl bir hastalık olduğunu bilir, pek de açıklama yapmaya gereği duymuyorum.

Yemek sonrasında da birazcık bira içmeye karar verdim.

Birazcık diye başlayan bira birazın üzerine doğru çıkarken geçen günlerden izlemeye karar verdiğim bir film olduğu aklıma geldi. Bu durum beni fazlasıyla memnun etti ve gecemin en güzel dakikalarını First Man filmine ayırdım.

Bugünü bu kadar eşsiz bir seviyeye çıkaran hareket de bu oldu esasen. Gerçekten de çekimleriyle, karakterleriyle, hikayesiyle ve özellikle sesleriyle aşık olduğum bir film oldu. Bu kadar insani duygulara indirgenmiş, abartıdan uzak bir ay yolculuğu filmi bu gece için ihtiyacım olan şeymiş meğer. Bilinen bir hikaye olmanın dışında insani tepkilerin sürekli olarak tahmin edilebilir bir halde olması beni inanılmaz etkiledi. Yani kızını kaybeden bir babanın maddi ve manevi anlamda dünyadan uzaklaşmak için işine dört elle sarılması, ailesine bağlı bir annenin buhranda olan eşine karşı dengeli ama bir o kadar da zor yaklaşımı ve yolculukla ilgili yaşanan gerçek dertler beni tümüyle filmin içine aldı. Özellikle ay görevindeki insanlara yapılan protestolar, sorunlu siyasetçiler ve başarısızlık bana inanılmaz tesir etti. Eminim Türkiye’de bugün uzay programı başlasa bana bile yersiz masraf olarak gözükür. Ama insanlar tüm bunları geride bırakıp yalnızca görev bilinciyle sonuca ulaşabiliyorlar. Tek kelimeyle muhteşem.

Sonrasında biranın etkisi kendini belli etti ve filmle ilgili bir şeyler okurken yatağa gittim. O sırada yazı yazabileceğime ve bugünün anlatılmaya değer olabileceğine kanaat getirdim. Sonrası zaten ortada; yatakta bu cümleleri yazarken uyumamak için kendimle güreşiyorum.

Öyle işte,

Ben bugün güzel bir biçimde dinlendiğimi hissettim.

İyi geceler dilerim.

Yorum bırakın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.