Bir yalnızlık üstüme çöküyor, zamansız.
Çoğu zaman kaçamadan.
Gökteki yıldız gibi sen, nasıl imkansız.
Sön o zaman, düş o zaman.
Yazarına; rabbim ömrü boyu şifa versin, hastalıktan çok çekti adam vesselam. Ama “serfoş” temasını “öcü” gibi göstermeyen öncü biriydi, sağolsun.
Bedenden yukarı doğru süzüleceğim anlara hevesle kendimi çok ötelediğimi farkettim. Genel olarak kafam kırılmadan yazmak istemiyorum. Aksi takdirde de zorlanıyorum. Bu sebeple bir heves başladığım zamanlarda araya böyle yadsınamayan boşluklar giriyor. Tribimi dış bükey vaziyette çok yaşayamadığım için de yazılarıma karşı içeriden bir yerden ilgisiz gibi görünüyorum.
Ama durumumuz şu ki ben yine zoraki yazıyorum. Hani öyle seviye atlamış, yüksek perdesine hakim bir sanatçı pozisyonunda değilim. Aslında öyle olmayı da çok isterdim, Ne yazık ki durumum bu.
[Hıdır ve budur temalı bir atasözü gelsin buraya]
İyi geceler