Basit GoyGoy Günlükleri: 26. Gün / Amr Diab

Çok net bir şekilde hiç gereği olmayan bir yazıya başlıyorum. Bu yazımda biraz Arap Kültürü, raï ve bunların dışında bir başlık olması gereken Amr Diab öveceğim. Ben de bunlardan yalnızca bir tanesini –raï– övüp yatağa gidip uyumak isterdim. Ki başlıktaki malum şahsın, belirtmiş olduğum müzik kültüründe yeri olmadığını da biliyorum. Hepsi ayrı hikayelerin müspet başrolleri benim için.

Kültür konusundan başlamak gerekirse; her “yalandan entelektüel” liseli gibi, ben de o dönemlerimde Amin Maalouf okudum. Ve “bizi sevmese de olsun” bakış açısıyla Orta Doğu Kapıları’nı gıcırdatmaya başladım. Aynı şekilde, benim dönemim diyebileceğim zaman zarfına ait erkekler için bu merakı perçinleyen bir başka bey olan Altaïr Ibn-La’Ahad’a da çok başka bir seviyede hayrandım. Biliyorum bahsettiğim konuya bambaşka bir cepheden yaklaştım, ama benim açım bu konuda en doyurucu olanıydı.

Sonrasında 1, 2, 3 Soleils ile işin rengi komple değişti. Önce Rachid Taha, sonrasında merakım sonucu Cheb Mami’ye düştüm. Ama düşmek diye betimlerken ciddiyeti ortadan kaybolmasın, Layali albümü ve özellikle Amshi Btaring için içimdeki çocuğun kolunu kırar sokaklarda dilendirirdim. Böyle bir nağme sevgisi olamaz. Albüm kartonetini bile elime alıp alıp incelerdim, kapaktaki o taksinin numarasından feyz alıp annemin doğum tarihini benzer rakamlarla sağ kolumun içine dövdürdüm (!) Sonrasında rahmetli Rachid için Ya Rayah ezberledim ve o Black Hawk Down’da “Barra Barra” derken sanki abim şarkı söylüyormuş gibi elimde kulaklıklarım herkesin kulağında bu şarkıyla gezdim.

Ne yazık ki ben böyle saçmalarken kimse benim kadar heveslenmedi…

Bunların hepsinin ardından bir gün, ben ortaokuldayken magazin basınının o dönem etrafında gezdiği Amr Diab’ı görür gibi oldum internette. Biraz araştırayım belki benlik bir şey çıkar diyerekten konuya derinlemesine girdim, girmez olaydım. Amr Diab dediğimiz bey terminatör olmuş, o vücudunun içinde tek yumuşak şey olarak sesini bırakmayı seçmiş. Kendinde Orta Doğu’nun en çok satan sanatçısı sıfatını eklemiş ve her sene yeni albüm çıkarıyormuş. Hal böyle olunca bilme ihtimalimin olduğu tek albümü olan Nour El Ain albümünü seçtim ve herkesten gizlediğim bir zevkim olarak bu günüme getirdim.

Tabi ki hiçbirinden pişman değilim.

Son olarak bu yazı bir pazartesi gecesi Amr Diab dinlerken, “yazılmış bir yazım olsun” mantığıyla kaleme alınmıştır. Üzerinde anılarım harici pek de bir hak talebim yoktur. Rabbim, buraya kadar okuyanın gönlünden en çok geçirdiği şeyi hayırlısıyla okuyana nasip etsin.

Amin.

Yorum bırakın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.