Yarınlara Umut Bağlayanlar Serisi: Serfoş vol. XXXIV Ne Zamandır Rakıya Düşmüyordum

Kendimden kaçmaktan yorgun düştüm,

Uçurumlardan uçtum, ölmedim ama süründüm.

Bakın; Gaye Su Akyol bunu yazdığında, bunun benim için bu kadar önemli olacağını bilmiyordu eminim. Ama ne yazık ki Gaye Hanım bu böyle oldu. Sizin bu konuda hiçbir suçunuz yok, tek sorumlusu benim arıkuşu gönlümde. Kendisi fazlasıyla sürünme müptezeli bir gariban ne yazık ki…

Bugün yazı yazamadım çünkü akşamına sarhoş olacağımı az çok tahmin ediyordum. “Akşama bir şekilde çözerim” dedim ve de karşınızdayım. İsyan ve talep dolu açılmayan telefonlarımın yanı sıra, dünyanın en hoş rakı bardaklarının sahibiyim şu anda. Fakat -ben dahil- kimse benim tatlı bardaklarımı açılmayan telefonlarımın önüne koyamaz, bu da böyle bir gerçek.

İsyan içerikli aramalarımın bu denli arttığı zamanlarda çok net bir şey ögrendim; esasında birçok kişi aynı çaresizliği yaşamış benimle paralel olarak. Kimse gönlünden bırakmamış gönlündekini. O sebep yaratmış, ben neden bulmuşum ve bazı acı gerçekler ortaya çıkmış. Esasında bana göre de, kimse gönlündekini gözünün önündeyken bu denli temiz bırakamazmış. Benim tek büyük problemim buymuş esasen…

Bir de şey var tabi; “sen kimsin de ben bazı durumlara düşüyorum” cümleleri. Onlar hali hazırda laf-ü güzaf, kimse kimseyi kandırmasın burada benden bahsediyoruz.

Her neyse,

Aradığım numara bu gece uyuyakaldı.

Yorum bırakın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.