Asitli içeceklerden en sevdiğim arpa suyudur.Çünkü arpa suyu işlem gördüğü için temizdir, her daim güvenilirdir.Veba dönemi Avrupası bile işlem gördüğü için su yerine arpa suyunu tercih etmek durumunda kalmıştır.Kabul görmesi makul bir danışıklı dövüştür bu bana göre.Artı; kimseyi daha da boğmadan, bu kadar samimiyetsiz cümlelerin yeteceğini düşünüp basit olan günlüklerime geçiyorum.
Sevdiğim, sevimsiz kadın vokalleri dinleyerek kaleme aldığım bu yazı için bu başlığı makul gördüm.Kına Kızı gibi hoppa şarkılara aidiyetimin tuttuğu, aslında pek de nadir olamayan zamanlardan birini yaşıyorum bu gece.Kıpır kıpır dokuz sekiz bozması ritimlerde, yaz mevsimine ait kelimelerle, yurdum kızlarının boyundan büyük sözlerinin harmanlandığı keyif veren şarkılarıyla trans halindeyim bir haftadır.
-abi son cümle sanki çok düşük oldu, hafif de alkollüyüm, cümleye sinirimden ortadan ikiye bölünmek üzereyim şu an.-
Ne diyorduk; dokuz sekiz bozması, yurdum kızlarının büyük cümlelerinin nefsime iyi gelmesiydi konumuz.Evet, yalan yok bana iyi geliyorlar.Hatta yeni keşfe hazır olanlarını bile ilk ben dinliyorum.Ne yapabilirim, bir yerde bu durundan büyük zevk alıyorum.Yetenek avcılığı yapıp, piyasada tutunanlardan megalomanca zevk alıyorum kimseye dillendirmeden.
Hafif alkollü olduğumdan ve dikkatimi toplayamadığımdan toplu bir yazı yazamıyorum aynı zamanda.Şu an zoruma gitse de kelimelerime kıyamadığım için paylaşacağım bu yazımı sanırım.Çünkü benim gönül işime akıl ermesin istiyorum.
Shame on me
Beni bu hallere sokan lisans dönemimdeki ucuz barlara olan müdavimliğim sonrası malum şarkıların bedenimde oluşturduğu dans hissi sanırım.Net bir biçimde, gün ışığı görmeyen tenlerde bağımlılık yaratan -bazen sözde- sanat eserleri bu malum şarkılar.Kelime yapıları uymayan, cümleye yakışmayan, devrik sanat eserlerine olan düşkünlüğümü de itiraf ettiğime göre bu akşam için dökeceğim kirli çamaşırım kalmadı.
İyi geceler.