Nefsim ve nefesim köreliyor.Sürekli bir uyku bastırıyor ve Sarıyer güzelim cennetinde mahkumiyet yaşıyor.Tüm bunlar yetmezmiş gibi işler son bulmuyor, para yetmiyor ve istekler bitmiyor.Bir günahım olduğundan değil ama yaratanın net bir çile sınavına tâbi tutuluyorum.Üstesinden tabi ki geleceğim, lakin bu savaşın sonunda düşman benden ne götürür kestiremiyorum.
Kapris kraliçem herkesin malumu zaten hayatımda tanımayanı yoktur fakat halen daha adına yazı yazma cesaretim yok.Beş yüz kırk yedi defa ömrümün ev sahibi olsa da, hala hayat filmimin afişinde size sergileyemiyorum.Öyle ki en büyük düşmanı olmama rağmen nazardan bile korkuyorum.Uçan kuştan sakınıp yedi denize “benim” diye ispatlayamıyorum yaşadıklarımızı.Gücüm var, o sorun değil.Konu o olduktan sonra her şeye gücüm var zaten, fakat bu güç halen daha kendi zihnimde hüküm kuramadı.Hayattakiler ve yaşamdakilerin ikilemlerinde yüzüyorum hala…
Yoruluyorum.
Kimse ırgalamaz artık uğraşım dışında kalan.Yükümlülüklerim ve gerçekleşmeyi bekleyen hayallerim var.Siz değilsiniz artık bu ömrün derinlerine etki eden.Alamuttan dışa çıkmaz bu zihin ve cennetin aşk kokusuyla merhametsiz bir katil olur bu bedende.
Sekiz saat çalış, mor gözaltıyla koş boş sokakta.Evde sorun var, evde uyku var.Pusulam artık yayında ok, pusulamın karnı artık tok.Sikik kerizler yerine 301’e bıraktım her zerremi, yarımız masal yarımız yasal.