Yarınlara Umut Bağlayanlar Serisi: Uykusal, Uyku-Sal

Mutlu değilim ya, soğumuyor içim.Sarhoş gibiyim ve alkol almadım.Sırf hayat yorgunluğu beni böyle etti.Öyle emekli amcaların dilindeki hayat yorgunluğu gibi değil; iş, yol, uykusuzluk, dengesiz beslenme, bağımlılıklar, hayal kırıklıkları ve kendi zihninde hapsolduğun paranoyaların yorgunluğu bu.Kimseninkine benzemeden; ne onlardan çok, ne onlardan az bir halet-i ruhiye.

Başım ağrıyor, dünya dönüyor, dilim sürtüyor, algılarım kapanıyor.Yani basit hastalık semptomları aslında ama dıştan bir zarar görmediğimden çok şükür hasta değilim.Kendimce avuntu yapıyorum, ideallerime imkan bulduğumda dönüşümü planlıyorum.Her Şey Çok Güzel Olacak’daki Mazhar Alanson’un gençlik yılları gibiyim.Araba kullanmak için eldiven satın almam yakındır gibi seziyorum.

Ama işte bir yandan da Seray var.Net bir biçimde, her şeyimle ona kendini sorumlu hissediyorum.Üzmemeye çalışıyorum, her daim elimde gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum.Genel kanı olarak pek başarılı olduğum söylenemez, ama bu yazıyı onun için yazmıştım zaten.Güle güle okusun.

Onu çok seviyorum.

Yorum bırakın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.