Hayat matematiğinin beni kurtarmadığı anlardan birindeyim.Yeri geliyor zihnime inanmayıp, elimde hesap makinasıyla çıkmazlara düşüyorum.Boşa koyuyorum dolmuyor, doluya koyuyorum almıyor.Ben daha yeni başladığım iş hayatının dertlerine düştüm.
Sorun iş hayatında veya zorluklarında değil.Maşallah hayatımın o kısmı, diğer parçalar arasında en aksamayanı.Ama gerek kurduğum hayallere gerekse sorumluluklarıma vurduğu balta da bütün kuralları bozuyor.Her geçen gün kendime haksızlık ediyorum.Her geçen saniye biraz daha geç kalıyorum hayata.Kurduğum her hayal, planladığım her öğrenim umutsuzca benden yeni bir şans bekler oldu.Ben eğitim ve çalışma arasındaki eşiği uzun tutma hayaliyle yaşarken meğer ikisi birlikte ipotek etmişler gençliğimi.Çıkamıyorum işin içinden, hayatın yüzeyindeki matematikte yaşadıklarım beni doyurmaya yetmiyor ve uzunca bir süre se yetmeyecek bu belli.
Çok üzülüyorum ve ilk defa bu yaşımda edindiğim bir olgu olarak sinirleniyorum.Çok sinirliyim yani, öyle böyle değil.Yaratmaya çalıştığım her şey herhangi birinin herhangi uyumsuz hayaliyle aynı statüde şu an, bana da yazık.
Ben, iyi bir insan da olabilirdim.Ama ne istediğimin değeri bu yaşımda anlaşıldı.Peki “yazık” da, kime ?
Tatlı rüyalar.