Aklım yetmişlerde kaldı benim, nedendir ki ? Bu soruma cevap verebilecek hanım arkadaşa kardeşimden bir doğum günü pastası sözü veriyorum.Bilirsiniz ben sözlerimi tutarım.Hayat hızının halen minimumda kaldığı en entellektüel, yeni nesil tarihlerdir bana göre yetmişler.Bu sebeple; sadece zihnen değil, bedenen de kendimi oraya ait hissediyorum.Sanırım açıklamamın kabul görür tarafları var.Yani beni tanıyan biri, sırf şu açıklamam sebebiyle beni yetmişlere postalayabilir.Lütfen olsun, lütfen beni yaşadıklarımdan en az kırk sene öncesine postalayın.Şu yazdığım son cümle yüzünden umut veren arkadaşlarım bana küsebilir, dediklerimi ve yaşadıklarımı beğenmeyebilir ama elim mahkum, pek de kusura bakmasınlar.
Demirel, Türkeş, Erbakan ve Metin Feyzioğlu’nun dedesi Turhan Beyefendilerin gayet akıl dolu ve saygılı siyasetlerini okusaydık gazetelerden.Yeni Rakı içip, sarma sigara dönseydik beraber.Bol bol uyuklasaydık ve geleceğe doğru konuşsaydık.Darbeden önce, kalan son on yılımızı da har vurup harman savursaydık.
En delikanlı sanatçıların, çakır keyif vaziyette çıkardıkları eserleri dinleseydik.Rakı şişesine balık, kafeslere kanarya, dağlara turna olsaydık.Kendimizi ülkenin imkansızlığında arasaydık.İçe doğru çıkılan yolculuğumuzu imkansızlıklar yardımıyla mutlu sonlandırsaydık.
Ama olamadık, kırk sene kadar kenara sektik.
Yazık, neyse.
Ben az biraz sarhoş oldum.Bu sebeple gönlüm kaydı geçmişe doğru.Olur öyle şeyler, mazur görün.Mazim yetmişlerden yirmi sene sonrasına dayanıyor en iyi ihtimalle.Bu sebeple kalbim kırık, gözüm yaşlı ayrılıyorum bu yazıdan.Üzgünüm, affedin.
İyi geceler.