Yarınlara Umut Bağlayanlar Serisi: Günde Bir Öğün Hayal

İnsanlar, yaşadıkları her özel anda bana teşekkür etsin istiyorum.Zor anlarına pusula olmak ve hayatlara renk katmak istiyorum.Nefesimden çıkanların ışıttığı yollarda, yüzler benim güvenimle rahatlasın ve gülsün istiyorum.Lakin pek mümkün olmuyor.Nefes almak için gereken zamanı bile hayattan borç alıyorum.Yoğunum ve bu manada kimseye bir faydam yok.

Sinirden yedi gündür ayık uyumadım ve bu da yorgunluğuma fayda etmedi haliyle.Kollarım ağırlık yapıyor bedenime.Yataktayken kulaklarımda çalan çanlara rağmen uyumaya çalışıyorum.Quasimodo tarzı geceler yaşıyorum anlayacağınız.Yarın öbür gün karşınıza kamburumla çıkıp “bana su verin” diye inlersem garipsemeyin, o suyu verin.

Yine de insanlara, kelimelerimle yaşatmak istediğim anların hayali beni benden alıyor.Bütün o pembe bulutlarin hakimiyetinde, kendimi hayatın muhteşemliğine teslim etmek geliyor içimden.Fakat adımın köleliği teşvik eden bir dilde “Umut veren” olabilmesi ihtimalini düşünüyorum ve bu benim garibime gidiyor.“Bu riyadır” diye diretiyorum kendi kendime… Ömür boyu evladı olduğum memleketin karşısında, kurduğum hayalleri gerçekleştirmemek için kendime normlar yaratıyorum.Normal mi, değil tabiki ama ismimle çelişen hayallerim ve bedenime hakaret eden hayat halimle pek de üretken yaşayamıyorum.

Olması gerekenleri oldurmak yerine, olmasını istediklerimiz için gayret edebildiğimiz gün hep bir ağızdan zafer şarkıları söyleyeceğiz.

Yoksa eğer öyle bir gün ya da o insanlar, hikayemiz de yok.Olmasını istediğimiz şeyler için hayatı basite indirmekten hala korkmamız gerekiyorsa, biz hiçbir şeyi yapmaya hazır değilizdir zaten.

Yorum bırakın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.