Basit Goy Goy Günlükleri: 11. Gün / Sarhoş Stockholm ve Sendromu

Stockholm dendiğinde, aklına sendrom gelen delikanlılardandık.Çok hain planlarımız vardı, lakin cesaretimiz bizi hep yarı yolda bıraktı.Yarı yolda bırakan bir şey daha söylememi ister misiniz ? Cevabınız hayırsa alt paragrafa geçin direk.Hala geçmediyseniz söylüyorum, “O”. O bizi hep yarı yolda bıraktı.Bütün hikayelerin “o” dediği bir karşı cins vardır.İşte bu hikayenin de “o” kişisi bizi hep yarı yolda bıraktı, alacağı olsun.Yıllardır yapılan bütün hainliklerin ortağı olan kişi, bizi “herhangi” biri gibi görüp uzaklaştı.Kendi bilir, kendi kaybeder ne diyelim…

Neyse.

Gelelim sendrom konusuna.Stockholm Sendromu benim hep ilgimi çekmiştir.Düşünsenize, biri sizi kaçırıyor ve şahsi zevklerini tatmin ediyor; onun elinden kurtulduktan sonra ona aşık olduğunuzu hissediyorsunuz.Aslında çok basit görünüyor.Bunun minimal olanı her ilişkide yaşanan şeyler (!) Yaşanan bütün ilişkilere Stockholm Sendromu dediğimi ben de farkındayım, ama günümüz kızlarından kime sorsanız size bunu anlatır.”Ya bu bana kafayı takmış, baya baya darladı beni, sonra izin verdim, bir baktım aşık olmuşum…” Yok yaa ! Aşk değildir o, aşk olsa duramazsın !

Ben sarhoşken çok keskin oluyorum.Aslında bu çok da hoşuma gitmiyor.Keskin fikirler doğrultusunda şımarabiliyorum.Bu da sanırım o gecelerden biri.Çünkü yine bir kısım kızlarımıza laf salladım.Sağlık olsun, ne diyelim…

İyi geceler.

Yorum bırakın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.