Yarınlara Umut Bağlayanlar Serisi: Onlar

Kötü şarapların ağzımda bıraktığı buruk tat; “acaba bozuk mu lan bu” hissi, içtikçe kaybolan sorgulama ihtiyacı ve bilinçsizliğin getirdiği güven.Ben hiçbir yönden çok güçlü bir insan değildim.Hep çok düşünürdüm, çok sorgulardım, pek de fazla konuşmazdım.Sonra bir şeyler oldu ve meğerse kafam beni çok güçlü yapabilecek kadar fazla çalışıyormuş, bunu öğrendim.İnanır mısınız, hiçbir işime yaramadı.Ne beni güçlü yaptı, ne de bana bir şey kattı.Sürekli kendim oldum.İster istemez kendim oldum.

Çok büyük bir insan değilim; ne yaş olarak, ne de nicelik olarak.Ama nitelik açısından sahip olduğum büyüklüğü de çok fazla kişi alt edemez açıkçası.Sorgulayarak ve anlamaya çalışarak elde ettiğim bu birikimi dünyevi bir kazanca dönüştürene kadar, herkesin gözünde en fazla bu kadar büyük olabilirim.Şikayetim veya derinlerde beni değiştirmeye çalışan bir hırsım yok.İnsanlar ne düşünürse düşünsün; yalnızlıkla kardeşim, kendimle de barışığım.İnsanların hakkımdaki fikirleri bana bir yol katmaz.Beni nitelikli kılan sadece sorgulama ve karar verme yeteneğidir.Bir insanı diğerlerinden ayıran en önemli özellik, dünya içinde kendine yarattığı kozanın yeri ve bu yerin doğruluğudur.Çünkü kelebek olana kadar dış dünyaya baktığı pencere ve bakarken yaşadığı duygu haritası seni sen yapan ilk şeydir.Sıkılmadan, korkmadan aynı zamanda umutsuzluğa göğüs gererek büyüyebilmek.Ve soru sorabilmek, aldığın cevapları doğru değerlendirebilmek, kendini kelebekliğe hazırlamaktır hayatın ilk eğitimi.

Lakin bu çevrede pek de böyle olmuyor.

Dünya senden bazı şeyler istiyor.Asla soru sorma, inancını kaybetme ve bir şeyleri öğrenme.Her insan bir özne iken,bu düşüncelere asla inanma ve kafanı boşalt.Çünkü dünyada bir taraf olmazsan bertaraf olursun.Artı sorgularsan, yandaş olduğun tarafın seni ya tesviye eder ya da kaçınılmaz olarak tecrit edilirsin.Politika ve bu coğrafya böyledir.Düşünürsen, üzerine bir de sorgularsan onlardan olursun.Onlar ise hiç kimsedir.Onlar yoklardır, onlar kabul görmezler.Çünkü bu dünyada soru soranı sevmezler.Onlara yaraşacak sıfat çoktur.Edepsizlikle, gevşeklikle, inançsızlıkla veya kendini büyük görmeyle suçlanırsın.Gereği yoktur, ama gereğini merak etmek de sorgulamaya girdiği için bir cevap alamazsın.

İnsan her şeyini güce, gücünü de bencilliğine kullanır.Dünyayı parçalarsın, uyuşturursun, yönetirsin ve kazanırsın.Bu sadece tek bir siyasi algı değildir.İnsanları yönetmek egonu besler ve nedense her çeşit insan da yönetilme arzusu içindedir.Yüz otuz bin yıllık tarihinin kaçta kaçında yönetilme ihtiyacı içindeydi insan ? Ya da yönetilmeseydi ne olurdu onlara ?

Ama doğru ya, sorgulayanlar sadece onlardı

Yorum bırakın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.