Basit Goy Goy Günlükleri: 6. Gün / Tuvalet Terbiyesi

Üstü bomba, altı sorma bir yazı.

Hayattan binlerce rahatsızlık çıkarabiliriz.İstemediğimiz her şeye sebep hayata küsebiliriz.Hayata küsüp, bahanelerimizle nefes almaya devam edebiliriz.Peki buna değer mi ? Şaha kalkan dertlere rağmen yaşamak mı hayat, yoksa dertleri kaderine ışık yapacak vaziyete bürünüp depresif olmak mı ?Rahatsızlıklarımıza rağmen yaşamaya ve gülmeye değer mi, bunu merak ediyorum.Çünkü yapabildiğimiz başka bir şey yok ne yazık ki…

Neyse, goy goy yapalım…

Sabahları çılgınlar gibi tuvalete koşmak beni güvende hissettiriyor.Neden bilmiyorum ama uyandığında yaptığın şey belli ve evindesin.Bana biraz absürd, biraz makul, bazen de eğlenceli geliyor.Her sabah yüzümü yıkarken aynaya kaş göz oynatmak, akşamdan kalmaysan ihtiyaç gidermedeki rahatlık, diş fırçası falan.Bunlar bir insanın uyandığı da yapabileceği en ilginç şeyler sanki.Bir de tuvaletten çıkınca gün başlıyor, ben onu sevmiyorum.Ben hep gün sonlarında yaşadığım için, gün başındaki bu garip gelenek bana aidiyet hissettiriyor.Bence mantıklı…

Tuvalet terbiyemizi de aldığımıza göre hayata dönebiliriz.Bütün bu ilk paragraftaki dertler gündüze ait bence.Çünkü akşanları yaşanan hayatla, sabahki hayat bambaşka.Ve işte o dertleri kader edinmemek adına, böyle tuvalet terbiyesi gibi saçma detayları büyütmek lazım hayatta.Kimse mücadeleye hasta olduğundan mücadele etmiyor bu hayatta.Bu cümle ne kadar zoruma gitse de doğru.Mücadeleye güzel anılar yerleştirmek, onu daha katlanması kolay yapabilir.

Yorum bırakın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.