Saat 03.45 yine…
Kendimi kaybetmeden önceki son duraktayım.Sevginin yeline kaptırdığım yelkenlerim beni nereye götürürse oraya gitmek istiyorum.Ölümle kan kardeş oldum.O, zamanını bekliyor ve ben de yoluma bakıyorum.Bu şekilde muhteşem bir anlaşma içersindeyiz.İkimiz de kendi sessizliğimizde vuslatı bekliyoruz.
Çok fazla ciddiye alamıyordum hayatı.Esas nedeni haplardı bu halimin.Ama hapları aksatmaya başlayınca yine o eski dostlar konuşmaya başladı.Dolayısıyla bu da her şeyi etkiledi… Ben dünyaya adapte olmak istemiyorum, yalnız kalmak ve tek hesabı tanrıya vermek istiyorum.Ama bunu mümkün kılacak bir yol göremiyorum.İnanılmaz derecede canım yanıyor ve insanlar “neyin var” demekten ileri gidemiyorlar.Ne bilmem gerektiğini de kestiremiyorum artık.Bildiklerimle hayat örtüşmüyor ve çok zorlanıyorum.O yüzden bu ara sürekli “bilmiyorum” diyorum.Çünkü doğrular, insanlara yanlış geliyor.Ve kimseye gerçek olanın ölümsüz olduğunu anlatamıyorum…
Bana düşünme diyorlar, kolaysa siz yapın aynısını.İnsanlara, başkalarını hatırlattığım özelliklerimden ve o başkalarından nefret ediyorum.Ben kendi yağımda derdimle kavrulurken, bilmişin birinin amca oğluna benzemek umrumda değil.O özelliğim de amca oğlun da yerin dibine batsın.Beni terk edin, rica ediyorum.Hepiniz beni terk edin, çünkü bende herkesi terk edecek güç kalmadı.