Selam yine ben.En derin duyguların dostu, biricik Kemal’iniz.Ömür göçüp gitse de gençliği sıkı sıkıya tutan bir benlik içersinde nefes alıyorum.Her yaşanana “çok şükür” deyip yoluma bakıyorum.İçemediğim günlerin vebalini akşamları çıkarmaya çalışsam da bazen yetişemiyorum.Ama olsun; ben, ben olmayı en iyi başaran kişiyim.
Derinlikte sınır tanımayan türkülerde kendimi bulduğum doğrudur.Ve bu olduğum kişiyi, Barış Manço’nun yoluna defnetmeniz de vasiyetimdir.Ben aşk ve yar yolunda ihtisas yapmış, herhangi bir ödleğim sadece.Sevgilisine Allah demekten aciz binlerce sanatçının, en küçük evladıyım.Ha derseniz ki senden küçüğü yok mu, elbet vardır ama henüz ben tanışmadım.Bir gün; bir yerde tanışma şerefine erişirsek eğer, en küçük olmaktan çıkarım haliyle.
Hakk beni terk etmedikçe bu diyarda yalnızım.Ki O da bu sevgisiyle beni asla yarı yolda bırakmaz, bunu adım gibi biliyorum.Belki bir gün bütün bu kötü alışkanlıkları bırakıp, tertemiz bir insan olurum… Ama bugün, o tertemiz insan ben değilim.Kılavuzu Hayyam bellemiş bir toy zihne, adam olduğunda ne deseniz yetersiz kalıyor.Zihnim hala çocuk ve Hayyam’la var.Bildiklerimle yetinmiyorum Hayyam Bey, hep daha öteye geçiyorum sayenizde.Ama insanlık bizi ötekileştirmek adına ant içmiş gibi.Bizi anlamamakta çok ısrarcılar, biz de bir o kadar yalnızlık mahkumuyuz haliyle.Sevsek dünyada dert, sevmesek içimizde daha büyük dert…
Dünya bize dar geliyor.Sanal aşklardan kurtulup cemalî bakiye ermek istiyoruz.Ama ne mümkün, hatta na-mümkün bu dünyada… Biz hep ezilen tarafların, aşk yolundaki sesi oluyoruz.Ben bunu isteyerek elde etmedim.Kimsenin de bu sorumluluğu isteyerek alacağını sanmıyorum.Yüzümüze gülen kaderin kurbanlarıyız sadece.Biz sevmeyi bilerek doğduk ve bunun mahkumu olduk.Darısı hepinizin başına…