Yarınlara Umut Bağlayanlar Serisi: Yol Yalnızı Bir Kuşçu

Ben giderken yol boştu, dönen de görmedim karşı şeritte.Yol yalnızlığına alışık olduğumdan garipsememiştim bu durumu.Hayallerinden vazgeçmiş insanlara uygun olan bir hayat tarzı değil yalnızlıkla kaplı aşk yolu.Işıksız kalmaktan korkmadan; önce hislerine sonra histerine güvenerek yürümek kolay değil.Kabul gördüğün gerçekleri anlatsan da “laf bunlar” diye geçip gidenler olduğu için bu denli bağlanmak durumunda kalırsın yoluna.Karanlık solmasın diye gökyüzüne açarsın yüreğini, duaların çağrıya çağlayan olur.Çünkü aciziyetinin boynuzunu kırdıktan sonra dünyada senden güçlü insan kalmaz.Acizsen ve acıtmıyorsa artık azizsindir hikayende.

Hani her romanın bir “kuşçu” karakteri vardır ya.Yenmek veya yenilmekle alakası olmayan huzur insanları.Hikayelerin yardımcı rolü gibi gözükürler anlatıldığında.Ama sonradan anlarsın, bu hikayenin onun başrolündeki yan hikayelerden biri olduğunu.O bir deryadır, anlatılan basit bir aksiyon hikayesi onun yoluyla çakışmıştır sadece.Sen sığ bir insan olduğun için aksiyon kadar derine inebilirsin.O kendi deryasındaki basit aksiyon sığlığında bir laf edip çekilmiştir kendince.Yaşamaya ve insandaki isyana inmeye devam eder.Kendince bir karanlığı vardır onun, orada yol alır.Çok acıklı denen hikayeleri şükreder hale getiren basit bi kahramandır kuşçu.Ve ben bu yola, önce o kuşçulardan olmak için çıktım.

Tatlı tatlı yirmi iki sene yaşadım hayatta.Cebimde para yoktu geldiğimde, hoş hala yok.Anadan üryan soyunsam; ilk günüm kadar pür-ü pak vaziyetteyim.Tek farkım, o zamandan daha tecrübeliyim bu lanetlenmiş dünya hikayelerinde.Gözlerimin tasvirini yapamam ama gözlerimdekinin tasviri için yıllardır kalem sallıyorum.Bir ihtimal çıkışa gider bu yol.Ama gitmezse de ben zaten yoldan çıkmış bir cennet fedaisiyim.Ben inandığım sürece kim ne derse desin, dogru tektir.

Yorum bırakın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.