Yarınlara Umut Bağlayanlar Serisi: Sadakate Beklenti Dopingi

Kalem kağıt kullandığım zaman çok daha duygusal yazıyorum.İşte o yüzden bugün o kalemli günlerden biri değil.Radikal davrandım ve bilgisayar üzerinden yazıyorum.En önem verdiğim şey sadakat, ikincisi ise beklentisizlik.Bugün bunların beni nasıl etkilediği hakkında bir iki paragraf yazmak istiyorum.İzninizle başlıyorum…

Yirmi bir yaşındayım, hayatın daha başı.Biraz fazla şey yaşamak zorunda kaldım, çok şikayet ettim.Pek de fazla olgun davranmadığım günler oldu.Ama şu an çok şükür fazla sivrilmeden mutlu huzurlu yaşıyorum.Doğumumdan bu yana geçen zamanda sadakatin en büyük armağan olduğunu öğrendim.Ben sadık olduğum sürece huzur getirdiği hediyeleri kendi elleriyle bana açıyor.İşime, aileme, ilişkilerime sadık olduğum sürece başarılı ve mutlu oluyorum.Tabi ki aynı şey arkadaşlarım için de geçerli.Neyse; bu sadakate giden yol beklentisizlikten de geçiyor bence.Ben kimseye karşı bir büyük bir beklenti kurmadan nefes almaya gayret ediyorum.Bu sayede insanları tarafsız izleyip karar veriyorum.Fırsatçılıktan kaçıp, sakin bir ilişki kurmuş oluyorum.Beklenti yoksa hayal kırıklığı yok ve bu sayede sadık, tutarlı ve mutlu bir sonuç var.Ama bu demek değil ki ben ayrılık yaşamıyorum, ailemden bir şey istemiyorum veya bir tartışmaya girmiyorum… Bu günden veremeyeceğim kararları soru olarak yönetmedikleri şekilde ben de aynı şeyi yapıyorum ve sorun çıkarmıyorum.Doğru olan bu gibi geliyor, tabi tam olarak da bilmiyorum.

Yaşayarak öğrenmeye devam ettiğim için kararlı olmaya korkuyorum.Çünkü yıllar önce birkaç kere burada yazdığım bir yazının tam tersi düşündüğüm yazıları yazmak durumunda kaldım.Henüz öğrenimim bitmedi ama bunların gerçekten doğru gerçekler olduğuna inanıyorum.Tek paragrafta da anlatabildim derdimi, ne güzel oldu.Biraz düşük bir yazı oldu ama bunu yazmak istedim.

İyi geceler.

Yorum bırakın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.