Yarınlara Umut Bağlayanlar Serisi: Sakat Fantezilerin Yansıması

Görüyor musun ağlıyorum.

Görmüyorsun değil mi ? Kahrolası göz yaşları, çok fazla inatçılar.Dönüyorum artık, zamanım doldu.Ağlayamıyorum da… Oysa içim hiç iyi değil.Nefes alamıyorum.Ciğerlerim yokluğun dolmuş, sen hala karşımdasın.Biraz erken çöktü sensizlik.Aşk neydi ? Artık biz değildik bu ortada, ama başka ?

Sanırım aşk bir peri masalı değildi.Mutlu eden bir şey gibi de durmuyordu.Sadece alışkanlığı vardı.Dudaklarına tiryakiliğim, nefesine çözülen boynum, tenin, sahip bulan ellerim.Listeye vurunca önünü alamıyorum.Yağmuru sevmediğim için evime gelen, bahar güneşinde çillerinin çıkması için güneşin altında yürüyen bir şey gibiydi.Hepsinin olmadığı yerde ilk görüştü, sarılmaydı falan filan…

Bazen sadece gideceğim yerde olmanı istiyorum, bana sürpriz yapmışsın meğersem.Siste kürek çektiğim kayığın kapkaranlık sahillere ulaştığında, ufacık ışığın altında kağıt oynayan denizcilerin bir efsane olarak gördüğü senin hakkında hikayeler anlatmasını istiyorum.Sonra bana doğru yolda olduğumu ve ormana doğru dolunayda elimde ışık olmadan yaklaşık on altı kilometre yürümem gerektiğini söylemelerini istiyorum.Bu yolda kaybolup çaresizce uyumak ve sabahın ilk ışıklarında senin tarafından uyandırılmak istiyorum.Sonrası da işte iyilik güzellik…

Sapkın düşüncelere sevk ettiren bayan.

İyi geceler.

Yorum bırakın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.