Vedaları sevmem.Sevdiğin birini bir daha o şekilde göremeyeceğini bilmek, bana asla kendimi iyi hissettirmez.Omuzlarım düşer, gözlerim yanmaya başlar ve midemi parçalayan o yumruğu yemiş gibi olurum.Ve dudaklarımdan dökemediğim gözyaşlarım çıkar.Beni hatırlamayı asla unutma, beni asla aklından çıkarma.Belki göremeyiz bir daha birbirimizi, ama hiç olmazsa bu anı unutma.Çünkü ben her anımı saklarım, zihnimi bu dünyadan uzaklaştırırken bana çok yardımcı olur.Kötü bile olsa o vedayı, gülümseyerek hatırlarım.Ördüğüm bu duvarların içinden direk gökyüzüne giden merdivenler gibi.Büyük çoğunluğunu bu sevimsiz vedaların oluşturduğu, hayatta tutan anılar…
Hayat eninde sonunda slayt gösterisi gibi.Başını yastığa koyduğunda, karşına gelen fotoğraflar.O ana ait hisler ve oradaki insanların bıraktıkları.Nefes alışın, tenini okşayan rüzgar, güneşin sıcaklığı ve insanların söyledikleri… Gittiğim her yer ve bildiğim her şey bu tanıma dahil.Gördüklerim ve hayalini kurduklarım bu yapının eseri.Sevmesem bile, sevdiklerimi benden alsa bile, son olana verdiğim değerin nedeni onlar…
Beni hatırlamayı unutan ve bunu bildiğim insanlar var.Bazıları gerçekten çok canımı yakıyor.Boşa geçmiş zaman ve çaldıkları duygular…
İyi geceler.