Mağlubiyetlerimi aynı köşeye koydum.Hepsi orada, hayatımın en şahsî yerinde.Yüzümü saklayan eski maskenin bana bakan yüzünde, gözlerimi kapatan şeffaf camın sağ ve sol yanlarında.Ne zaman gözümü açsam karşımda.Sürekli göz önünde ve dışarıya kapalı.Yüzüme en yakın bakan birinin bile dışardan görmesinin imkansız olduğu yerde.Benim ise baktığım her yerde, tanıdığım her yüzde. Yürüdüğüm yollarda, baktığım yerlerde ve en kötüsü de mutlu eden görüntülerle.
“Tarih sadece aptallar için tekerrür eder.” mağlubiyetlerimden bile daha başarılı öğretmen olan birinden, farkındalığımın arttırılması için söylenen bir söz.Farkında olur ve yaşadıklarından ders çıkarırsan, bir daha aynı duruma düşmezsin.Olduğun noktayı bilirsen, olmak istediğin noktaya olan uzaklığı da bilirsin.Gideceğin yolu bilmesen bile, aşağı yukarı ne kadar çabalaman gerektiğini hissedersin.Tabi bu herkes için iç açıcı olmayabilir.İnsanlar; olduğu yerlerdense, olduğunu iddia ettiği yerlerde anılmayı seviyor.Benim böyle bir gayretim yok.O yüzden bazen karamsarlığa kapılıyorum.
Bana bak ve ne gördüğünü söyle.Kimim ben senin için ? Ne olarak tanıyorsun beni ve ben gerçekten o kişi miyim ? Bazen gözlerimi kapattığımda cenneti görüyorum.Anlatılanlar gibi değil.Biraz daha şahsî ve sakin.Yarınlara umut bağlamaya değer yani.Mağlubiyetlerden kopmak için gözlerimi kapalı tutuyorum.Bazen güvende hissettirdiği oluyor.Belki de bu yüzdendir; benim dünyam daha yavaş dönüyor.