Yarınlara Umut Bağlayanlar Serisi: Savaş Suçu

“Komşularımızın cesetlerinden buhar çıkıyordu.” Varşova banliyölerinden çıkanların söylediği ortak söz.Almanya’daki esir kamplarında, cesetlerin üzerinden çıkan dumanlar.Ben milliyetçi duyguları olan bir insanım.Ancak ayrımcılık yapan biri değilim.Bir insanın, kendi kanından olan insanların toplu mezarındaki cesetlerden çıkan buharı görmesini gerektirecek bir şey yok bu dünyada.Empati kurun, ama her şey için empati kurun.Çocukların ölmesini gerekli kılan hiçbir şey yok.Dizlerinin üstüne çöktürülmüş bir sıra insanın, sırayla öldürülmesinin bir gereği yok.Bir insana bu sırayı bekletmenin bir anlamı yok.Bu korkuyu yaşatmanın bir getirisi yok.

İşkencenin, beden üzerinde deney yapmanın insanlığını sorguluyorum.Bunun inancını, bunu yapanın ruhunu nasıl rahatlattığını merak ediyorum.Savaş suçunun neden işlendiğini merak ediyorum.Zaten savaşıyorken sivillerden ne istendiğini anlayamıyorum.Cami patlatan İslamî terör örgütünü sorguluyorum.Ya da dün Yugoslav’ken bugün Sırp olmanın ve bütün çevrenden nefret etmenin manasını arıyorum.Ya nefret etmek gerçekten zor.Sevmemeyi anlarım ama “herhangi” bir insanın elinden hayatını neden alırsın.Sivil lan bunlar, sivil… Askeri, diplomatik şu bu şekilde savaş çıkabilir.Tarih bunlarla dolu.Ama sokakların canını alma hakkını ne verebilir bir topluluğa.

Bilmiyorum… Sevmediğim halklar benim de var.Dürüstüm bu konuda.Nedenini bilmiyorum gerçekten.Yani Güneydoğu Asya’yı sevmem mesela.Ama o insanları toplu mezarlarda görmek bana bir şey katmaz.Onların o hali beni neden mutlu etsin ? Ya da kimi memnun edebilir !?

Belki ben çok aptalım.Görmediğim gerçekler var.Bu arada Güneydoğu Asya halkı için söylediklerim sadece Doğu Türkistan’ la ve bizim bin yıllık tarihimizle ilgili.Büyük bir nefret söylemi yapmak istemedim.

İyi geceler.

Yorum bırakın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.