Yarına Umut Bağlayanlar Serisi: Yeşil Reçeteli Sevgi

Kalem benim, kağıt senin bu yaşadıklarımda.Düşündüğüm her şeyi yazabilirim yani.Yazmasam da haberin oluyor, aklımda sonuçta.Biraz fazla içiyorum, yakınlarım korkmaya başladı.Kendimi o ismini açıklamak istemediğim insan gibi hissediyorum, ama o döneminin en iyi yazarlarından biri.

 Onlarca teste girdim.”Bu çocuğun nesi var !?” sorusuna cevap arayan meraklı güruhun uygun gördüğü onlarca teste girdim.Mürekkep izleri tanımladım, sorular çözdüm, resimlere baktım, küplerle oynadım.Ne istedilerse yaptım, deney faresi gibi; ya da kozmonot maymunlar daha iyi… Müzik dersleri, satranç dersleri, sporlar, resim dersleri, yabancı dil eğitimi, kutsal kitap dersleri… Hepsi ne içindi ? Bu çocuk rahatlasın.Meğer derdimin dermanı yazı yazmakmış… Ne bilsin bizimkiler, o an hayatta var olan bütün imkanları verdiler bana, yaramadı.Yokluktan çıktı içimdeki.

 Bir gün yayımlanan bir kitabım olursa; Ataköy 2. Kısım’da her zaman geldiğim bar olan Saklıbahçe’ye elli tane bırakmak isterim.Müdavimleri okusun, anlasın, içkilerine arkadaş olsun.Onlar da düşünsün, onlar da tanısın, onlar da sevsin diye.Hallacı Mansur’u delirten, İbn-i Arabi’yi gönderen, ahanda bu garibanı da sarhoş edeni tanısınlar istiyorum. Herkes yaşamayı sevmesin, ama severek yaşasın istiyorum.

 Benden bu kadar.

Yorum bırakın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.