Eski masamda yazı yazmak bana çok iyi gelir her zaman.Eski koltuk, güçlü kolonlar ve kaliteli müzik.Sonrası hep aynı; yıllardır aynı yazılar, yürüyen bir Kemal, inşa ettiği benliği sayesinde düşüşlerden kalkan bir beden.Ardında bıraktıklarını tatlı tatlı cümlelere işleyerek, hatıralarını saklayan.Yazılarını birer anı kasasına dönüştüren, en bilinmeyen süper kahraman.
İç, iç, iç ve iç.Dünyanın en güzel halinde ayakta durmaya, eğer yapabilirsen yürümeye devam et.Bütün bunların arasında yalnızlığını ve düşüncelerini koru.Tam bir süper kahraman özelliği.Sonra Kemal neden böyle? Alfred’i olmayan bir Bruce Wayne, sadece zengin bir sosyopattır.O kadar kolay değil yani bir kahraman olmak.Şaka yapmıyorum, özünü kaybedip Venom’a boyun eğen Peter Parker’ı hatırlayın.Kendini kaybetme, çizgini bozma, rutine ve kurtarmaya devam et.
Başka bir kahraman Jok’un dediği gibi; “ Ne yaparsan yap, kendin ol.Daha iyisini dene, ama farklı yoldan.” Bu bir oyun değil; üçten dörde geçtiysem ve üzerimde kırmızı veya beyaz bir şey varsa en tanınmayan süper kahramanım.Buradan tanınmayan diğer süper arkadaşlara sesleniyorum:
“Her şey yoluna varır, yeter ki hedefle oynamayın…“
İyi geceler.