Lütfen dur, fazlasına midem alışmış olsa bile kafam izin verir gibi değil.Ben buradayım, dostlarımın tanıdığı en derin adam.Bir o kadar da bekar.Mecburum çünkü, karşı cins düşüncelerden çok kahve içilen yerleri sevdi.Ben de kahve içmeyi sevdim tabi ki ama adabıyla… İnsanlara unutulmuş hisleri açıklarken, bana alışabilecek birini bulamadım; sanırsam benim suçum değil.Danışıklı dövüş biraz.
Sizin o ayyaş dediğiniz delilerin hayatını ben yaşadım günü geldi, o yüzden terbiyeli olun.Allahtan aldığım düzgün aile eğitimi sayesinde, her sınavdan çıktım başım dimdik.O yüzden günde iki kere babamı, üç kere annemi ararım; o da cennet ayakları altında diye bi’ fazla.
Annemin en bilinen özelliklerinden biri limon sevmesi.Ben pek severek büyümedim.Ama bana bile tat verebilirse limona canım feda.Mesela daha bu muhabbetler hiç yokken annem babam limonun adını bilirdi… Düşünürlerdi ki bizimkine iyi gelecek.Ne bilsinler limon geç kalmasıyla ünlü… Neyse işte sübliminal bu kadar bu yazıda, limon nasiplensin.
Yalnızlık diye direten siyah düşünceli bir insan değilim.Ama benim kanım pembe değil kırmızı akar doğduğumdan beri.Bazı gerçeklerime sadakat beklerim, bana bir ilgi varsa.Hakkımdı sonuçta, olmayanı sağlayan pek insan yok etrafta.
İyi geceler, my mojo so dope…