Yarınlara Umut Bağlayanlar Serisi: Yaz Esintisi

 Akıntıya hakim, yatağa teslim; öyle güzel bir “uyku öncesi hal” yaşıyorum ki şu an anlatamam.Uyku haplarının verdiği suni huzur ve gecede üç rüya garantisi kadar yüksek standartlı hayatım.Sıcak vücudu pencereden okşayan naif rüzgar mı desem, bu rüzgarın hatırlattığı yalnızlığa aidiyet mi desem bilemiyorum.Zihnim ve ruhum aynı çizgiyi yakaladığından beri özlediğim o anlatılamayan şey, hafif yaz rüzgarı kadar yakın, huzurlu ve soyut.

 Ben kendimi hep düşüncelerde buldum, yaşarken kaybettim.Ve en kötü kabusum şu yaşadığım hayat oldu benim.İyisiyle kötüsüyle her rüyamdan uyandım, bi’ bu hayattan kalkamadım.Ve sırf bu hayattan olmayan bir şeyi anlatabilmek için bu kadar teşbih kullanmayı öğrendim.Hep anlatmaya çalıştığım şeyi açıklama, daha net anlatabilme çabasına girdim.İşe yaradı mı, ya da neden anlatma derdine düştüm bilmiyorum.Bir nevi ayna gibi görüp yüzleştim aslında kendimle.Yine de onun mucizesiyle var oldum, o istedi diye yaşıyorum.Ama yine de imkanım olsa Hayyam gibi konuşurdum:

Elimde olsa dünyayı küçümserdim;  
İyisine de kötüsüne de yuf çekerdim;  
Daha doğrusu bu aşağılık yere  
Ne gelirdim, ne yaşardım, ne ölürdüm.

 Neyse işte yaz ve huzur bana hep yakın gelir, mutlu akşamlar.

Yorum bırakın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.